Norveç dendiğinde gözümün önüne gelen görsel aşağıdaki görseldi. Güney Norveç tur rotamızı planlarken görselin olduğu yere Trolltunga’ya gidebilir miyiz diye araştırmaya başladım.

Yukarıdaki Trolltunga fotoğrafı bana ait değil, fotoğrafı aşağıdaki siteden aldım https://www.tripadvisor.com.tr/Attraction_Review-g1096319-d3522548-Reviews-Trolltunga-Odda_Hardanger_Hordaland_Western_Norway.html
Bu bölgede tırmanış yaparak fiyortları izleme şansımız olan üç yer buldum. Pulpit Rock, Trolltunga ve Kjerag.
Hangisini tırmanmalıyız diye yaptığım araştırmalarım sonucu bu tırmanışlardan hayalimde olan Trolltunga’nın çok zor olduğunu öğrendim. Daha doğrusu; yukarıda bahsettiğim tırmanışlardan zordan kolaya sıralama yapıldığında; en zoru Kjerag imiş. Trolltunga da yine epey zorluymuş, git gel toplamda 20 km tırmanma ve yürüme. Pulpit Rock ise git gel toplam 8 km tırmanma ve yürüme.
Hal böyle olunca hayalim yerine, yapılabilirliği açısından daha kolay olanı Pulpit Rock’ı ( Preikestolen) tercih ettik.
Pulpit Rock( Preikestolen) hakkında araştırma yaptıkça aslında gözüm korkmadı desem yalan olur. Hatta bir ara başaracağımızdan da şüphe ettim ama denememiz şarttı.
Parkur, dümdüz 8 km yürümek olsa asla tereddüt etmezdim ancak parkur bol bol tırmanma içeriyor ve zorluk derecesi “orta” olarak geçiyor. Bu bizim ilk “orta” zorluk derecesindeki deneyimimiz olacaktı.
Daha önce tırmanmalı iki deneyimimiz vardı.
İlki İsviçre- Mürren’den Allmendhubel’e tırmanışıydı. Toplamda git gel 4 km, tırmanış 257 metre. Niyetlendiğimizde rotanın zorluğu hakkında bilgimiz yoktu. Okuduğum bloglarda 45 dakikada hedefe varılıyor yazıyordu. Biz de buna güvendik ama bizim sürecimiz öyle olmadı ve tırmanmak epey zordu bizim için.
İkincisi yine İsviçre- Kandersteg’ten Oeschinensee Gölü’ne tırmanışıydı. Toplamda git gel 8 km civarı, tırmanış 460 metre. 2,5 saat tırmanıp, 1,5 saatte inmiştik. Zorluydu ama baş edilmeyecek gibi değildi. Belki de zor olduğunu bilerek yola çıktığımız için Allmendhubel kadar zorlanmadık.
Tırmanış hakkında tüm bilgi ve detaylar aşağıdaki internet sitesinde mevcut. Siteyi detaylı şekilde okuduğunuzda bilmeniz gereken her şeyi öğrenmiş oluyorsunuz.
Tırmanma kolay değil kesinlikle. Sürekli tırmanma yok, etap etap düzlükler var fakat tırmanma mesafeleri ciddi dik ve uzun. Tırmandığımız basamakların yüksekliği kimi yerlerde oldukça yüksek. Hava sisli, serin ve ara ara yağmurluydu. Yağmurdan dolayı zemin kaygan da olabiliyordu.
Bu sebeple bileği saran, su geçirmeyen, sağlam bir ayakkabı ile bu yürüyüşe katılmak faydalı olacaktır. Kıyafet olarak da inceden kalına kat kat giyinmek faydalı olabilir.
Tırmanma sırasında tamamen doğadasınız. Yanınızda çok ağır olmayacak, sizi yormayacak şekilde yiyecek ve içeceğiniz bulunmalı.
Tırmanma yolu boyunca rotada maalesef tuvalet yok. Başlangıç noktasında yer alan tuvalete uğramayı ihmal etmeyiniz.
Aktiviteye yoğun talep olduğu için otoparklar geç saatte dolu olabiliyormuş. İki büyük otopark var ancak bir tanesi uzakta kalıyor. Bu sebeple yakın otoparkta yer bulabilmek ve yürüyüş için acele etmemek için sabah sekiz buçuk gibi otoparkta yerimizi aldık.










Ana aşamalarda aşağıda gördüğünüz gibi tabelalar var, nerede olduğunuzu, ne kadar yol kaldığını takip edebiliyorsunuz.
Yürüyüş sırasında irili ufaklı göller var, soluklanmak için güzel manzaralı çok güzel fırsatlar.


Tırmanma bitip hedefe ulaştığımızda bacaklarımızda derman kalmamıştı ama manzara nefes kesiciydi. Tüm yorgunluğa değdi. Molalar, duraksamalar dahil 3,5 saat sürdü tırmanış.
Okumalarımda, izlediğimiz vloglarda 2 saat olarak anılıyordu ama herkesin performansı farklı tabi. Tırmanmada nefes kesiliyor, nefesi ayarlamak, bacak yorgunluklarını dinlendirmek falan derken biz epey ağır ilerliyoruz.




Soluklanıp, manzaraya doyduktan sonra neden daha yukarı çıkmıyoruz dedik. Kulağa çılgınca geliyor ama herkesi daha üstlerde gördükçe yapmak istiyor insan.
Biraz tırmandıktan sonra kocaman bir adımla tırmanmaya geldiğinde ben pes ettim. Yapamayacağımı düşünmekle beraber, yanımda yedek kıyafet olmadığı için pantolonum yırtılır yada ıslanır diye de korktum.
İpek ile Umut devam etti, ben onları beklemeye başladım. Bir süre sonra yaşlı yaşlı teyze ve amcaların yanımdan fırt fırt geçtiğini görünce gaza geldim. Tırmanırken nereye bastıklarına bakarak taktik öğrendim.
Sürünerek, debelenerek çıktım yukarı, buldum bizimkileri. Manzara buradan daha da güzelmiş, buralara gelirseniz yılmayın, tırmanmaya devam.




İnişin daha kolay olacağını düşünmüştüm ama öyle olmadı. Merdiven inmek epey zormuş.
Ama tüm zorluğuna rağmen bu deneyim müthişti.
Rotayı tamamladığımızda hem görmüş olduğumuz manzaraların büyüsü hem de başarmış olmanın verdiği haz ile çok çok iyi hissediyorduk.

One Reply to “Pulpit Rock-Preikestolen Gezi Rehberi”