Bu seyahat planlaması hem en zevkli hem en zor gezilerden biriydi.
Zamanın bol olması ve hava olarak daha ılıman olması açısından Kurban Bayramı tatilini seçtik, haftasonu birleşmesi ve bir kaç gün izinle dolu dolu 9 gün yollardaydık.
Sıkılmadan ve yorulmadan her gün biraz yol yaparak ilerleyecek şekilde planlama yaptık. Gezilecek yerlere en yakın otelleri filtreleyerek, ince eledik, sık dokuduk ve rotamızı yaptık.
Aşağıda okuyacağınız üzere bir takım aksilikler yaşandı ama tatilin bütünlüğü bozulmadı çok şükür. Gezerken de hissettim ki rotamız şahane, otel seçimlerimiz de başarılı, hepsini gönülden tavsiye ederim.
Rota detaylarını aşağıda anlattım ama planımızı da kısaca listeledim, uzun uzun okumak istemeyenler için fikir olsun:
1.gün: İstanbul – Oslo (Cochs Pensjonat )
2.gün: Oslo- Risor – Fevik (Strand Hotel Fevik – by Classic Norway Hotels)
3.gün: Fevik Otel – Sorlandsenteret AVM- Kristiansand – Farsund – Flekkefjord – Jossingfjord – Herren- Jossingfjord Utsiktplass – Hauge – Algard – Stavanger Otel (Thon Hotel Sandnes )
4.gün: Otel – Sverd i fjell – Stavanger
5.gün: Otel – Pulpit Rock tırmanışı
6.gün : Otel – Hjelmeland – Høsebrua – Lovrafjorden – Ostasteidn rasteplass – Ropeid – Otel ( Kyrping Camping)
7.gün : Otel – Langfossen- Latefossen – Roldalsfjellet – Horda – Roldal- Otel ( Løvheim Gjestehus)
8.gün : Otel (Home Hotel Savoy) – Oslo
9. gün : Oslo – İstanbul
Bu seyahat türü bizim için bir ilkti. Şimdiye kadar araçla hedefe gider, hedef noktasında uzun süre kalır ve orada gezerdik.
Burada ise arabada geçirilen süre genelde gezinin kendisi oldu çünkü yoldaki manzaralar adeta nefes kesiciydi. Bir dönemeçle yada tünel sonunda ortaya çıkan göller, fiyordlar, yemyeşil ormanlar tek kelime ile harikaydı. Yan koltukta oturan İpek ve ben manzaralara doyduk ama şöförümüz Umut için aynısını pek söyleyemeyiz.
Müsait olan yol kenarlarında mutlaka durduk, manzarayı izledik, foto çekindik, huzurla dolduk.
Şehirler ise genelde birbirine benzeyen, görsel olarak çekici olmayan yerlerdi. Dediğim gibi buraların olayı doğa, yollardaki manzaralar.
9 gün boyunca 6 otel değiştirdik, sadece bir otelde üstü üste 3 gece kaldık. Bu sevmediğim bir tatil tarzı ama sistematik bir şekilde bavul hazırlayınca çok da zor olmadı. Üçümüzün kıyafetlerini günlere göre poşetledim, her gün bir poşet seçip giydik. kirli ve temiz bavulunu ayırdım vs derken bir şekilde yöntemini bulduk.
Detaylara boğulmadan önce dünyanın en pahalı ülkelerinden Norveç’te 9 günlük tatilin maliyetini de buraya bırakayım. Burada önemli nokta otellerimizin çoğu kahvaltı dahildi ve restoranlarda çok az yemek yedik, öğünleri marketlerden aldıklarımızla halletmeye çalıştık.
Harcamaların listelemesi iki farklı para biriminden oldu maalesef ama araç sigorta dahil ödediğimiz rakam 2.100,00 usd oldu.
Uçak biletini ve araç kirasını kampanyalardan faydalanarak oldukça uyguna almıştık.
| Tutar | Para Birimi | ||
| 1.Gün | Havaalanı-Oslo Ulaşım | 248,00 | NOK |
| Suvlaki | 380,00 | NOK | |
| Marketten meyve tatlı | 207,00 | NOK | |
| 2.Gün | Nata ve Berliner | 160,00 | NOK |
| 3.Gün | Market meyve | 179,00 | NOK |
| Benzin | 413,00 | NOK | |
| Dondurma | 47,00 | NOK | |
| 4.Gün | Pastane | 36,00 | NOK |
| Arkadaşa hediye | 100,00 | NOK | |
| Magnet | 79,00 | NOK | |
| Suvlaki | 179,00 | NOK | |
| Market | 184,00 | NOK | |
| Stavanger Otopark | 117,00 | NOK | |
| 5.Gün | Dondurma | 27,00 | NOK |
| Market | 170,00 | NOK | |
| Pulpit Rock Otopark | 250,00 | NOK | |
| 6.Gün | Benzin | 521,00 | NOK |
| Market | 455,00 | NOK | |
| 7.Gün | Magnet | 81,00 | NOK |
| Benzin | 599,00 | NOK | |
| Market | 115,00 | NOK | |
| 8.Gün | Benzin | 157,00 | NOK |
| Nata | 153,00 | NOK | |
| Suvlaki | 380,00 | NOK | |
| Dondurma | 60,00 | NOK | |
| Tuvalet | 50,00 | NOK | |
| 9. Gün | Havalimanı bilet | 248,00 | NOK |
| Su | 73,00 | NOK | |
| TOPLAM | 5.668,00 | NOK |
| Otel Adı | Tutar | Para Birimi | Detay |
| Oslo Cochs Pensjonat | 150,00 | EUR | Sadece Konaklama (1 Gece) |
| Strand Hotel Fevik – by Classic Norway Hotels | 128,00 | EUR | Kahvaltı Dahil (1 Gece) |
| Thon Hotel Sandnes | 399,00 | EUR | Kahvaltı Dahil (3 Gece) |
| Kyrping Camping | 142,00 | EUR | Sadece Konaklama (1 Gece) |
| Løvheim Gjestehus | 150,00 | EUR | Kahvaltı Dahil (1 Gece) |
| Home Hotel Savoy | 217,00 | EUR | Yarım pansiyon (1 Gece) |
| TOPLAM | 1.186,00 | EUR |
Başlıyorum detaylara, hazır mısınız?
1.gün: İstanbul – Oslo (Cochs Pensjonat)

Havalimanında merkeze ulaşmak için iki ayrı tren seçeneği var. Biri Flytoget isimli hızlı tren. Diğeri ana tren hattı ve daha uzun sürede gideni. Biz aradaki fiyat farkından dolayı ana tren hattını seçtik.
Otele geçtikten sonra kıyafetlerimizi Oslo şartlarına göre uyarlayıp kendimizi sokaklara attık.
Hafif yağmur vardı ama bizi zorlamadı, rahat gezebildik.
Otelimiz Slottsparken’in hemen yanıbaşındaydı ve merkeze oldukça yakındı. Parkın içinden geçerek Norveç’in ana caddesi olan Karls Johan Gate’e varmış olduk. Karls Johan Gate çeşit çeşit dükkanlar ile hareketli ve eğlenceli bir yer.
Bu coğrafyada her alanda kredi kartı geçiyorsa da gideceğimiz iç kısımlarda nakit paraya ihtiyacımız olabilir diye tren istasyonu karşısında yer alan döviz bürosuna kapanmadan yetişmeye çalıştık.
Ama olmadı, ofis 18’de kapanıyordu, 10 dakika ile ıskalamış olduk. Ama 9 gün boyunca nakite hiç ihtiyaç duymadık, tüm ödemeleri kredi kartı ile yaptık.
Tren istasyonu önündeki şehrin önemli heykelleri :


Tren istasyonundaki marketten alışveriş yaptıktan sonra Street Food Oslo’ya geçtik. Oslo’ya gelip Yunan suvlakisi yemeden olmaz diye düşündük 🙂 Oslo Street food adından da anlaşıldığı gibi pek çok sokak lezzetinin bir arada bulunduğu, geniş bir alana kurulu bir yemek meydanı. (pazarı) Kapalı ve açık alanı ile ayrı oturma seçenekleri sunuyor.

Suvlakiden aldığımız enerji ile güzel tasarımlı Oslo Opera Binası’na geçtik. Bina oldukça hoş, içini ücretsiz gezebiliyorsunuz, üstüne yan merdivenlerle çıkabiliyorsunuz. Binanın olduğu noktada sahil kenarında kuzeylere özgü saunalar var, buralardan çıkıp hızla suya dalıp çıkan insanları görmeniz, rezervasyon yaptırarak bu çılgın aktiviteyi denemeniz mümkün.
Sonrasında şehrin görmediğimiz yerleri gezerek otele döndük.
Kaldığımız otelin linki aşağıda. Lüks olmayan ama tüm ihtiyaçları karşılayan ,temiz ve merkezi bir otel, tavsiye ederiz. Otel ortak alanda buzdolabı, otomat , kahve makinası, tabak bardak alabileceğiniz eşya dolabı gibi ihtiyaçlara yönelik ekipmanlar var.
https://www.cochspensjonat.no/en
2.gün: Oslo- Risor- Fevik (Strand Hotel Fevik – by Classic Norway Hotels)
Aracımızı öğlen teslim alıp yola hemen koyulmak istiyorduk ancak araç kiralama şirketinde bizi kötü bir sürpriz karşıladı.
Aracı Yolcu360 internet sitesi üzerinden kiraladık, sistemden özellikle manuel vites ve benzinli araç seçmemize rağmen görevli kendi sistemlerinde aracın otomatik olarak talep edildiğini gördüğünü söyledi. Umut otomatik araç kullanamadığı için bu bizim için kabul edilemez bir durumdu. Daha da kötüsü; şu anda elinde manuel vites araç olmadığını da ekledi. Biz de; bu akşam için başka şehirde otel rezervasyonumuz olduğunu, Oslo’da kalacak yerimiz olmadığını ve bize manuel vites araç bulmak zorunda olduklarını söyledik. Görevlinin günlerden Pazar olduğu için genel merkezin kapalı olduğunu, arayacak bir kişinin olmadığını söylemesi üstüne bayılacak gibi olduysak da, sakinliğimizi korumaya çalışarak ve görevlinin işi çözeceğine inanarak oradan ayrıldık.
Bize verdiği bedava kahve kuponları elimizde ne yapacağımızı ve hissedeceğimizi bilemeden bir süre bekledik. Aracı kiraladığımız Yolcu360 çağrı merkezini aradık, durumu anlattık, bayram olduğu için sistemde yoğunluk olduğunu ve global kiralama ekibinin bizi arayacağını ilettiler. Biz de madem vaktimiz var diyerek elimizdeki bavullarla Aker Brygge ve Tjuvholmen bölgesini gezdik. Kafamızı dağıtıp, moral bulmaya çalıştık.

Bu bölge Galataport’un çok daha güzeli. Eskiden tersanenin olduğu bir bölge iken, günümüzde modern binaların olduğu çok güzel bir sahil şeridi olmuş. Dükkanlar, restoranlar, müzeler, sanat galerileri le hoşça vakit geçirilebileceğiniz bir yer bu bölge.
İki saat kadar dolaştıktan sonra, umudumuzu yitirmeye başladığımızda Yolcu360 bizi aradı. Biz bu telefondan çok umutluyduk ama öyle olmadı. Yolcu360 rezervasyonu kendilerinin “eski” sistemi üzerinden yaptığımız için rezervasyon iptali dışında başka işlem yapamayacağını iletti. Bu bizde büyük bir hayal kırıklığı yarattı. Yeni araç kiralaması yapalım dediğimizde fiyatlar 100 bin liranın üstünde çıkıyordu, bu da bizim için çok çok yüksek rakamdı. Teşekkür edip, boynumuzu büküp son bir umut Avis’e geri döndük.
Bize bir araç bulduklarını söylediklerinde nasıl sevindik bilemezsiniz. Ama bir sürpriz vardı, bize bulunan araç Volkswagen Transporter idi, biz manevra kolaylığı açısından hep küçük araç tercih etmeye çalışırız, karşımıza Transporter’ı çıkartarak kader bizle dalga geçiyordu. Kısa süreli bir tereddüt ve heyecan yaşasak da araç bulmanın mutluluğu ile yola koyulduk.
Avis acentası hakkında internette çok kötü yorumlar okumamıza rağmen bize epey destek oldular, bu konuda onlara minnetarız. Yolcu360 desteği ise hiç ummadığımız şekilde kötüydü.
Risor’a doğru yola koyulduk, planlamada rotaya Foldvik Family Park’ı eklemiştik ancak yaşadığımız kötü olaydan dolayı yola üç saat geç çıkabildik ve parka vardığımızda park kapanmalı olacaktı, aktiviteler için sadece 20 dakika kalacaktı, bu sebeple burayı rotadan çıkarmak zorunda kaldık.
Aynı şekilde planlama rotada Steinfossen de vardı maalesef burayı da rotadan çıkardık.
Oslo’dan direk Risor’a geçtik. Bu rota tüm tatildeki rotalara göre görseli en kötü olandı çünkü çoğunlukla otobandan ilerledik. Bu yolun en iyi yanı tünel çıkışlarında aniden karşımıza çıkan yeşillikler içindeki göllerdi. Diğer rotalardaki manzaralar o kadar güzeldi ki burası sönük kaldı.

Otobandan ayrılıp Risor merkeze giden yol biraz daha gözlere hitap ediyordu. Risor’da amacımız Branntårnet Scenic viewpoint’e gitmekti. Tam olarak buraya gidebildik mi bilmiyorum ama tepede tatlı evlerin arasından şehre kuşbakışı bakan bir nokta bulduk. Bu noktadan manzara oldukça hoştu.
https://en.visitsorlandet.com/listing/brannt%C3%A5rnet-scenic-viewpoint-in-ris%C3%B8r/397723301/
Tepeden sonra sahile merkeze gittik. Sahilde çok tatlı evlerin arasından dolaşıp limanın tadını çıkardık. Pazar günü olduğu için mi yoksa burasının genel halimi bilmiyorum ama şehir oldukça sakindi.


Gezintinin ardından otel için yollara düştük tekrar. Otelimiz Strand Hotel Fevik- by Classic Norway Hotels. Deniz kenarında, kahvaltısından odasına kadar her şeyini beğendiğimiz bir oteldi.
https://strandhotellfevik.no/en/
3.gün: Fevik Otel – Sorlandsenteret AVM – Kristiansand – Farsund – Flekkefjord – Jossingfjord – Herren – Jossingfjord Utsiktplass – Hauge – Algard – Stavanger Otel (Thon Hotel Sandnes )
Bir önceki gün otele o kadar geç geldik ki, odaya gidip direk yattık. Araç stresini ve yol yorgunluğunu güzel bir uyku ile atlattık.
Otelin kahvaltı salonu sahil kenarında deniz manzaralı idi, yiyecekler de güzeldi, keyifli bir kahvaltı oldu bizim için. Kahvaltı sonrası sahilde yürüyüşe çıktık, check-out saati 11’e kadar dolaşırız diye düşündük ama etraf o kadar güzeldi ki, check-out yapıp sahilde dolaşmaya devam ettik.




Otelin kenarından devam eden yolu takip ederek harika evlerin olduğu bir yerleşim bölgesine geldik. Buranın Fevik isimli yer olduğunu düşünüyoruz ama emin değiliz 🙂 Sahilin, güneşin tadını çıkarıp otele geri döndük.
Günün rotasına dünden kalan yerleri de ekledik, uğranacak pek çok durak var önümüzde.
İlk durağımız oldukça farklı ve heyecan uyandırıcı bir yer, buralara kadar gelmişken AVM görmeden gitmeyelim dedik ve soluğu Sorlandsenteret AVM’de aldık. Anladığınız üzere şaka yapıyorum. Doğası için geldiğimiz Norveç’te lens solüsyonu almamız gerektiği için buraya uğradık. Gelmişken market alışverişini de hallettik. Ama sonradan gördük ki; Kristiansand tüm bu ihtiyaçlarımız için oldukça müsaitmiş, hepsini buradan yapabilirmişiz, alışveriş merkezine gitmemize gerek yokmuş.
İşlerimizi hallettikten sonra ilk durağımız Kristiansand oldu. Burası okuduğum kadarıyla liman kenti olduğu için büyük ve önemli bir şehirmiş.
İlk olarak sahile gittik. Denize karşı karnımızı doyurduktan sonra sahil boyunca yürdük, kaleyi ziyaret edip iç kısımlara geçtik. Trafiğe kapalı alışveriş caddesi, halkın yaşadığı bembeyaz evlerin olduğu sokaklar ile şirin bir yer Kristiansand.



Buradan Farsund için yola düştük. Farsund aslında günün ilk rotası olacaktı ama maalesef günün ikinci yarısında gitmeye başlayabildik.
Burası ve bundan sonraki bir kaç noktayı rotaya instagramdan ve youtube’dan severek takip ettiğimiz Kuzeyin Tırcısı Murat hesabının tavsiyeleri ile eklendi. ( instagram hesabı : @kuzeyin.tircisi )
Farsund’a giden yol boyunca harika manzaralar eşlik etti bize. Aracı AMFİ Farsund AVM önüne parkettik. O noktadan manzara harikaydı. Ancak hava çok rüzgarlı ve soğuktu.
Farsund çok güzel bir yer, konumu nasılsa sağı solu ayrı bir deniz manzarası var. Şehrin içlerine doğru yürüyüş yaptık ancak rüzgar uzun süre dışarıda kalmamıza müsaade etmedi, biraz turlayıp yola devam ettik.
Burada amacımız 15 dakika yürüyerek Varbak Panaromiv Lookout noktasına ulaşmaktı ama rüzgardan gidemedik.


Sonraki durak Flekkefjord oldu. Buraya gelirken manzaralar yine harikaydı. Ancak burada hava açısından şanssızdık. Şiddetli bir şekilde yağmur vardı. 10-15 dakika arabada yağmurun dinmesini bekledik ama dinmek yerine daha da arttığı için pes ettik.
Saat ilerlediği ve hedefte bir kaç nokta daha olduğu için yola devam ettik.
Kıvrım kıvrım yollardan Jossingfjord‘a vardık. Fiyordun kenarında araba ile yakaladığımız bir noktada manzara keyfi yaptık.
Sonrasında biraz ileride yer alan Helleren noktasına gittik. Burada dağın altında kalmış iki tane ev var. Hava epey rüzgarlıydı ve evler bana çok anlamlı gelmediği için ben evlere gitmedim, İpek’le biz arabada bekledik, Umut evlere bakıp geldi. Sanırım çok şey kaçırmadık.
https://www.fjordnorway.com/en/inspiration/explore-lunar-landscapes-in-a-unesco-global-geopark
Buradan Jossingfjord Utsikt Pass‘a geçtik. Burası fiyordu tepeden görebileceğiniz bir nokta. Burada 2.Dünya Savaşı ile ilgili bir anıt bulunuyor.


Çooook yorulduğumuz ve saat geç olduğu için buradan sonra rotada yer alan son 2 noktayı Hauge ve Algard‘ı görmeden direk otele geçtik.
Otelimiz deniz manzaralı, bahçeli, otoparklı tatlı bir oteldi, tavsiye ederiz. Otelde koridorlarda çocuklar ile ailelerin eğlenmesi için top ve çeşitli oyun malzemeleri var. Bunları kullanarak bahçede epey vakit geçiridk.
https://www.thonhotels.no/hoteller/norge/sandnes

4.gün: Otel – Sverd i fjell – Stavanger
Bu tatilin en uzun süreli konaklamasını burada yaptık. Sebebi gezinin en gözde aktivitesi olan Pulpit Rock tırmanışı için iyi hava yakalayabilmek adına şansımızı çoklamaktı. Bir gün hava kötü olursa, bir başka günümüz daha olsun diye düşünmüştük.
İyi ki öyle yapmışız, hava için değil ama vücut enerjisi bakımından çok iyi bir seçim olmuş. Bir önceki gün o kadar yorulmuşuz ki, o yorgunluğun üstüne tırmanış yapmak mümkün olmayacaktı. Bugünü sakin geçirmek adına Stavanger şehir turu yaptık.
Stavanger merkeze gelmeden önce Sverd i fjell‘e uğradık. Burası üç tane dev kılıcın kayalara saplı olarak durduğu, Vikingleri anmak üzere yapılmış bir anıt.
Denizin kenarında tüm heybetiyle duran bu kılıçlar oldukça çekici. Konum olarak şehir dışında ancak Stavanger’den otobüs ile buraya ulaşmak mümkün.
Sverd i fjell ulaşım için detaylar :
https://moovitapp.com/index/en/public_transit-Sverd_I_Fjell-Norway-site_16923042-1679
Sverd i fjell için detaylı bilgi :
https://www.followthevikings.com/visit/svard-i-fjell
Buradan Stavanger’e geçtik. Stavanger çok büyük bir şehir değil, yorulmadan keyifle bir günde çok rahat gezilebilir.
Aracımızı merkezde Byparken yakınındaki otoparka bıraktık. Ücreti fazla ancak merkezi olması açısından oldukça konforlu oldu bizim için. (Otopark 117,00 nok)

Byparken şehrin merkezinde ortasında havuz olan tatlı bir park. Etrafında yürüyüş yapmak, martıları, ördekleri beslemek oldukça keyifli. Ancak buradaki kuşlar biraz çılgın. Aç oldukları için mi yoksa insanlara alışık oldukları için mi tam bilemedim, beslemeye başladıkça peşinizden geliyorlar, o da yetmezmiş gibi elinizdeki yiyeceği almaya çalışarak, sizi taciz bile edebiliyorlar. Martılara dikkat!
Stavanger Katedrali buraya çok yakın. Katedrali görerek renkli evleri, kafeleri ile oldukça canlı bir sokak olan Øvre Holmegate’ye gittik. Stavanger’da mutlaka görülmesi gereken bir yer. Bu sokak ve etrafındaki sokaklarda her türlü alışveriş için dükkanlar, restoranlar var.

Buradan şehri tepeden görmek için Valbergtarnet (Valberg Kulesi) ‘ne gittik. Hafif bir yokuşla tepeden manzara sunan bir nokta.
Aşağı indikten sonra limanda meyve molası verip, eski şehir merkezine (Gamle Stavanger) geçtik. Burası ahşap beyaz evlerin yer aldığı çok tatlı bir bölge. Sokaklarda mutlaka dolaşılmalı.
Soğuk ve rüzgarlı hava bizi yorunca ve ertesi gün Pulpit Rock tırmanışı için de enerji toplamış olabilelim diye otele döndük, dinlendik.
5.gün: Otel – Pulpit Rock tırmanışı
Pulpit Rock tırmanışı başlı başına bir macera, bu macerayı tüm detaylarıyla ayrı bir yazıda anlattım.
6.gün : Otel – Hjelmeland – Høsebrua – Lovrafjorden – Ostasteidn rasteplass – Ropeid – Otel (Kyrping Camping)
Çok sevdiğimiz otele veda ederek yollara düştük.
İlk durağımız Høsebrua’ya doğru yola çıktık. Yolda Hjelmeland’da mola verdik ,manzarası oldukça hoştu.


Efsane manzaralar eşliğinde Høsebrua’ya doğru yol aldık.



Høsebrua sanırım köprünün adı. Köprü Suldal şehrinin yakınında yer alıyor. Aşağıda fotoğrafı olan bu köprü bazı ödüller de almış. Bence köprünün bir numarası yok ama üstünde yer aldığı nehir ve doğa çok güzel.

Nehrin bir ucunda küçük bir şelale var. Nehir kenarında banklar var, biz burada piknik yaptık. Şelale sesi, yeşillikler ve güneş, her şey çok keyifliydi.


Buradan Lovrafjord’a doğru yola çıktık. Fiyord manzaraları insanı büyülüyor.



Sonraki durağımız bence seyahatin en güzel manzara noktasından olan Ostasteidn. Buradaki kayanın tepesine çıkıldığında manzara çok etkileyici.
https://www.nasjonaleturistveger.no/en/routes/ryfylke/ostasteidn

Buradan Ropeid’e geçtik. Burası çok tatlı bir yer. Gittiğimizde oldukça sakindi. Küçük bir kıyısı var. Değişik tasarımlı bank ve ışıklandırması oldukça şık.
Gitmemize yakın iki otobüs geldi, buraya neden otobüs geliyor diye düşünürken kıyıya feribot yanaştı. İçinden inen insanlar gelen otobüslere binip, gittiler. Meğer burası feribot durağıymış.
Bizden başka karavanlı bir aile vardı. Balık tutup, manzaranın tadını çıkarıyorlardı. Biz meyve molası verip, yarım saat sonra yola düştük. Karavanlı ailenin orada özgürce ve sınırsızca kalıyor olmasını çok kıskandık.
Aşağıdaki linkten Ropeid ve çevresinde görülecek yerler hakkında bilgi alabilirsiniz.
https://www.nasjonaleturistveger.no/en/routes/ryfylke/ropeid



Buradan otele doğru yola çıktık. Otel derken aslında kamping bölgesinde yer alan odamıza demek daha doğru.
Bu seyahatin en ilginç konaklama noktası burası. Kendi karavanınızla gelebildiğiniz gibi; karavan tipi odalarda ya da bizim gibi müstakil evlerde konaklayabilme seçeneği sunan bir tesis tercih ettik.
Buradaki bir günlük evimiz iki katlı çok şirin bir yer. Mutfakta tüm ekipmanlar olduğu için akşam yemeğimizi marketten aldığımız malzemelerle yapıp yedik. Çok keyifli oldu.
Buranın tek kötü tarafı; evde çarşaf ve havlunun olmaması, tesisten temin etmek istediğinizde ücret ödenmesi gerektiğiydi. Konuyu önceden bildiğimiz için bu malzemeleri yanımıza almıştık.
Biz otel odası beklerken müstakil bir evde kaldık. İki katlı evimizde mutfakta tüm ekipman vardı, marketten makarna ve köfte alıp, akşam afiyetle yedik. Bunlarla uğraşmak istemezseniz tesiste kafeterya da vardı.

Tesisten fotoğraflar :



Oteli incelemek isterseniz linki :
7.gün : Otel – Langfossen – Latefossen – Roldalsfjellet – Horda – Roldal – Otel (Løvheim Gjestehus)
Yollara düşmeden otelin olduğu kamp alanını gezdik. Kıyı şeridi o kadar güzeldi ki, yürüyüş yapmak, banklarda oturmak bizi çok mutlu etti.
Tatilin sonuna yaklaşırken Oslo’ya şehire doğru gitmeye başladığımız için doğa şovun bittiğini düşünmüştük ama ilk durağımız Langfossen bizi resmen büyüledi. O kadar yüksekten ve gürül gürül dökülüyor ki sular bakmaya doyamadık.
Şelale araç yolunun kenarında ama şelaleyi izleyebilmek için hemen dibinde araç parkı var. Bir de küçük bir büfe var, çeşitli ihtiyaçlarınızı buradan karşılayabilirsiniz.
Şelale için detaylı bilgileri aşağıdaki linkten öğrenebilirsiniz :
https://www.visitnorway.com/listings/langfoss-waterfall/233305


Bir sonraki durağımız Latefossen‘di. Bu şelale de Langfossen kadar güzeldi. Burası diğerinden daha farklı olarak daha az yüksekten akıyordu ama iki üç ayrı koldan çok güçlü bir şekilde akıyordu. Buranın da yanında ve karşısında araçlar için park yeri var.
Şelalenin kenarında bir nehir. Nehir kenarından ve hatta nehir ortasına kadar giden taşların üstünden şelale çok çok güzel gözüküyor. Şelale hakkında bilgiler aşağıdaki linkte :
Vaktiniz varsa Buradan Odda’ya uğramanızı tavsiye ederim. Fotoğraflarda çok güzel gözüküyordu ancak bizim vaktimiz olmadığı için plana dahil edemedik.
Ve yine vaktiniz varsa ve buraya tırmanacak kadar kondüsyonunuz varsa Trolltunga da buraya çok yakın.




Sonraki durağımız Roldalsfjellet olacaktı ancak Norwegian Scenic Route Ryfylke oklarını kaçırdık ve görselliği daha az güzel olan bir yoldan gittik. Bu rota için bilgiyi aşağıdaki linkten görebilirsiniz:
Horda‘ya doğru yol alırken aniden mevsim değişti ve etrafımızdaki yerler birden karlara büründü, bizim için çok değişik oldu.




Horda veya Håra isimli küçük köyün olduğu yerden göl manzaraları oldukça hoş. Fırsat bulduğunuz yol kenarlarında manzaranın tadını çıkarın.
https://maps.app.goo.gl/Ha7ntAwiqF99jmSt8
Roldal bölgesi kayak bölgesiymiş. Burada Roldal Stave Church’ü görüp otele doğru yol aldık. Bir süre önceki karlı yollardan sonra güneş çıktı, yemyeşil ormanların arasından, nehir kenarından çok güzel bir yoldan ilerledik.


Otelimiz Løvheim Gjestehus oldukça şirin, temiz, güzel bir oteldi, oldukça memnun kaldık, yolunuz buralar düşerse tavsiye ederiz.

8.gün : Otel (Home Hotel Savoy) – Oslo
Aracı saatinde teslim edebilmek için erkenden yola çıktık. Yolda bir kaç noktaya uğramak istiyorduk ancak araç teslimine gecikmemek için direk geçiş yaptık.
Araç tesliminden sonra otele gidip, bavulları bıraktık. Bu sefer epey yağmurlu bir hava vardı Oslo’da. İlk gün görmediğimiz yerler için yollara düştük.
Oslo geleneği olarak Oslo Street Food’ta suvlaki ve cacıki yedikten sonra ilk durağımız Grünerlokka oldu. Burası Oslo için alternatif bir bölge. Özellikle gençlerin vakit geçirdiği, sokakları murallarla bezeli bir bölge. Biz gündüz gittiğimizde çok hareketli değildi, sanırım geceleri daha hareketli olan bir bölge.
Buradan Akerselva nehrine gittik, Nehir boyunca yürümek keyifli. Burada bir şelale de var.
Yağmur bizi zorlamaya başlayınca kapalı alan olan Mathallen’e geçtik. Mathallen, Oslo Street Food gibi bir yeme-içme alanı ama ona göre çok daha dertli toplu bir yer, mekanlar daha şık ve güzel. Burada bir dondurmacı da var. Denedik, dondurmalar güzel 🙂
Dinlendikten sonra Damstredet’e gittik. Buraya varmak için hafif bir bayır çıkmak gerekiyor. Burası Norveç tarzı ( tek katlı ve renkli) evlerin bulunduğu küçük bir cadde.
Çirkin bir yer değil ama farklı ve cazip bir yer gibi gelmedi bize. Tüm seyahatin yorgunluğu, yağmur, soğuk ve gittiğimiz noktaların çok cazip olmaması özelikle beni biraz huysuzlaştırdı.

Buradan heykelleri ile ünlü olan Frogner Park’a gidecektik ama ben otele dönmek istedim.
Otelde ücrete akşam yemeği de dahildi bu sefer. Sıcak otelde karnımızı doyurarak Türkiye-Portekiz maçını seyredip dinlendik.
9.gün : İstanbul’a dönüş
Uçak kalkış saati erken olduğu için direk havalimanına geçtik.
Oldukça yoğun, yorucu ama bir o kadar harika bir gezi oldu.
Rotayı oluştururken Türkçe çok fazla kaynak bulamamıştım, yazım umarım işinize yarar, benim faydalandığım internet sitelerinin linkleri aşağıda :
https://www.nasjonaleturistveger.no/en/routes/ryfylke
https://www.nasjonaleturistveger.no/en/routes/jaren
https://www.fjordtours.com/journeys-in-norway/oslo-stavanger-the-discovery-route
https://www.fjordtours.com/journeys-in-norway/kristiansand-stavanger-via-jaeren
https://viaboo.com/roadtrips/Europe/North_Europe/Norway/South_Norway/Grandtour#stage-no-2
https://www.guyontheroad.com/blog/norway-road-trip
Oslo Gezilecek Yerler :

Slottsparken : Şehrin tam merkezinde keyifle gezilecek bir park. Parkta Slottsplassen ( Royal Palace) var.


Oslo Street Food : Pek çok farklı tarzda restoranın bulunduğu, ortak alanlarda bu lezzetleri yiyebileceğiniz bir yemek pazarı. Oldukça keyifli bir yer, tavsiye ederim.
Frogner Park : Oslo’nun en popüler noktalarından. Şehrin en büyük parklarından. Vigeland Heykel parkı ile yan yana. Burası biraz şehrin dışında. 20 numaralı otobüs yada 21 numaralı tramvay ile ulaşım sağlayabilirsiniz.
https://maps.app.goo.gl/3siRTkWbMkCYRaLv7
Damstredet : Renkli, tek katlı klasik Norveç evlerinin olduğu minik bir sokak. Evlerin çoğu 18.yüzyıl sonlarınd ayapılmış.
Biz buraya son gezi günümüzde gittik. Beklentimizi büyüterek gittiğimiz için midir bilmiyorum ama ben hiç sevmedim. Bayırlı minicik bir sokak. Etrafı sevimli ama gitmeseniz de olur bence.
https://maps.app.goo.gl/EDg4mXhJGNvtLrHH8

Karl Johans Gate : Oslo’nun en turistik noktası ve şehrin kalbi. Bir ucunda Royal Palace ve diğer ucunda tren istasyonu var. Parlamento Binası ve Ulusal Tiyatro Binası da bu caddede yer alıyor. 74 nolu otobüs, 12, 13, 14 ve 16 nolu tramvaylar ile ulaşım mümkün.
https://maps.app.goo.gl/9U3T3WxyBXgqnYQF7
Ake Brygge- Tjuvholmen : Eskiden tersane olan bölge baştan yaratılmış, modern binalar, müzeler, kafeler ve butiklerle gezmesi oldukça keyifli bir bölge. Burası İstanbul’da ki Galataport gibi yada tam tersi.
https://maps.app.goo.gl/b1pYW59LyRs8bGeY9




Grünerlokka : İstanbul’da ki Cihangir, Karaköy gibi tasarım dükkanların, kafelerin olduğu, şehirde özellikle gençlerin tercih ettiği alternatif bir bölge.
https://maps.app.goo.gl/cYmBZALsiQpYvGrA8

Ingens gate : Grünerlokka’da tepede dev bir avizenin olduğu minik sokak. Çevre duvarlar murallarla süslü.
Oslo Opera House : Tasarımı oldukça güzel olan bir bina. Şekli denizdeiler buzulları andırıyor. Bu sebeple bulunduğu ortamla çok uyumlu İç dizaynı da oldukça hoş, ücretsiz gezilebiliyor.
https://maps.app.goo.gl/joK5nY6f7z8xgahm8


Mathallen : Burası da bir yemek pazarı ama Oslo Strret Food’a göre restoranlar daha derli toplu, daha şık.
Akershus Castle : Şehrin kalesi. Bahçesi ücretsiz, Kale duvarlarındaki seyir teraslarından gün batımını izlemek keyifli.
https://maps.app.goo.gl/ZQK39oh6oiGB4nco8

Oslo Katedrali : Şehrin ana kilisesi, merkezde yer alıyor.
Vippa : Sahildeki açık alan yemek pazarı.
https://maps.app.goo.gl/KqHtUsoC5XVz27At8
SALT : Sanat sergileri, konser alanları, pazar alanları bulunan bir kompleks.
https://maps.app.goo.gl/x56yaZeBgGtfZT5U7
Kristiansand Gezilecek Yerler :
Kristiansand Cathedral : Merkezde konumlanmış katedral. Çevresini gezmek keyifli.
https://maps.app.goo.gl/ionwFiTeVqakhy1FA
Fish Market ( Fiskebrygga ) : Sahilde balık ürünleri satan market , dış cephesinde restoranlar da mevcut.
https://maps.app.goo.gl/hWxzaUaEkCSJP1DW6
Markens gate : Restoran, kafe, mağazaların olduğu keyifli ana cadde.
https://maps.app.goo.gl/63RW9A5C72jeJ5to7
Dyreparken : İçinde hayvanat bahçesi, lunaparak, aqupark olan çocuklar için harika bir yer olarak gördük ancak bilet fiyatını görünce tüm düşüncemiz değişti. Bir çılgınlık yapıp gitmek isterseniz linki aşağıda.
Sorlandsenteret AVM : Norveç’e gelip avm’ye uğramadan olmaz dersen,z burası Norveç’in en büyüğü imiş.
https://maps.app.goo.gl/bLycvr3g53K565dA9
Stavangar Gezilecek Yerler :

Byparken (Breiavatnet) : Ortasında havuz olan tatlı park, merkeze yakın. Gittiğimiz dönemde parktaki martılar çok çılgındı. Onları besleyenlerin peşini bırakmayıp, yemeğin devamı için takip ediyorlardı, ortam biraz ürkütücüydü.

Old Stavanger ( Gamle Stavanger) : Marinada beyaz evlerin olduğu tatlı sokaklar.
Stavanger Katedrali : Byparken’in hemen üst tarafında yer alan şehrin ana katedrali.
https://maps.app.goo.gl/ZXr3yR4uf67fRJqZ9

Øvre Holmegate : Rengarenk evleriyle kafeler ve restoranların yer aldığı hareketli, tatlı bir sokak.
Fisketorget : Balık pazarı, yemek yiyebileceğiniz restoranlar da var.
https://maps.app.goo.gl/Db5ySG3yCXrcnv2EA

Valbergtarnet (Valberg Kulesi ) : Stavanger’e yukardan bakmak için kule dibi en ideal nokta. Hemen dibinde bir oyun parkı da var.
Skagenkaien : Marinada yer alan çeşitli müzelerin, hediyelik eşya dükkanların olduğu bir cadde.
https://maps.app.goo.gl/gGRxTuRp52LRXhX8A

Norveç Petrol Müzesi : Deniz kenarında yer alan bu müzede petrole dair herşey anlatılıyor. Bahçesinde petrol ürünlerinden yapılmış değişik bir formda çocuk bahçesi var.
https://maps.app.goo.gl/24KjD9fqmB4nFLuQA

Sverd i fjell : Burası Stavanger’in biraz dışında. 3 dev kılıç heykelinin kayaya saplı olduğu bir yer. Deniz kenarında keyifli bir yer. Aracınız varsa uğramanızı tavsiye ederim.