Yalnız/Çocuksuz/Çift Gezgin okuyucularımız, sizler için gezi notları ve harita konumları alt kısımda 🙂
İpek’in okul derslerinin ağırlaşması ve Umut’un işte izni olmadığı için bu yıl resmi tatiller hariç tatile gidemeyeceğiz gibi görünüyor.
Hal böyle olunca haftasonu gidip geleceğimiz kadar yakın ve çok büyük olmayan, gezmesi kolay yerler aramaya başladık. Ucuz bilet de denk gelince Priştine’ye gittik.
Kosova bizim 28. , İpek’in 22. ülkesi oldu.
Priştine gezilecek yerleri araştırmaya başladığımızda gördük ki, şehir oldukça küçük, turistik noktalar birbirine yakın ve kafeler, lokantalar çok güzel. Hal böyle olunca gezme değil yeme odaklı bir gezme olacaktı.
Birinci Gün : Piriştine’ye varış, panoramik şehir turu ve bol bol yemek
Bu sefer gezimizde başka katılımcılar da vardı, üniversiteden iki arkadaşım ve Umut’un kardeşi de bize eşlik etti. Altı kişilik bir ekiple gittik Priştine’ye.
Cumartesi uçağımız sabah sekizdeydi, uçuş bir buçuk saat kadar sürdü, yerel saat Türkiye’ye göre bir saat geride olunca oldukça erken bir saatte vardık.
Pasaport işlemleri oldukça kolay oldu. Gümrük polisi herhangi bir soru sormadı, bagaj da hemen geldi.
Havalimanından merkeze gitmek için taksi ve otobüs seçeneği var. Otobüs iki saatte bir var. Havalimanından merkeze giderken çift saatlerde (8-10-12 gibi), merkezden havalimanına giderken tek saatlerde (9-11-13 gibi) var. Biz 10 otobüsüne yetiştik. Ücreti kişi başı 3 eur, herhangi bir makineden bilet alınmıyor, otobüs içinde görevli var, seyir sırasında ücretleri topluyor. Aşağıda otobüs saat ve durak detaylarını görebilirsiniz:
Taksi için ücreti şoförler 25 eur’dan açıyormuş ama pazarlıkla 15 eur’a kadar iniyorlarmış. Biz dönüşte taksi ile geldik, taksiyi otelden çağırdık ve 15 eur ödedik. Ücreti de en baştan teyitleştik şoförlerle.
Otobüsten Dardani durağında indik. Burası oldukça merkezi bir durak.
Karnımız aç olduğu için kahvaltı için Mama Mantia’ya gittik. Priştine’nin meşhur üstü yoğurt soslu böreği (Baklasarma) ve kat kat hamurdan yapılmış başka bir lezzeti Flija (Fişte Fli Cope) olarak geçiyor) denedik. Diğer börek çeşitlerinden de ortaya karışık aldık. Toplam 21 küçük parça börek, bir porsiyon Fli ve beş çay için 13,70 eur ödedik.
Börekler lezzetliydi ancak sanırım biz beklentimizi çok yüksek tuttuğumuz için hayal kırıklığı yaşadık. Listemizde çok fazla mekan işaretli olduğu için onları da denemeye karar verdik.
Buradan Bagolina’ya gittik. Ortak yemek üzere iki kahvaltı ve kafenin imza böreklerinden aldık. Kahvaltılar da güzeldi ama börekler en güzeliydi. Burası bizi börek konusunda memnun etti. Mekan da dekorasyonu ile oldukça tatlı.
Bu arada burada fiyatlar çok ucuz. İki kahvaltı, üç çeşit börek ve çay için toplam 22,40 eur ödedik.


Buradan bavulları bırakmak üzere otele gidecektik ve artık şehri keşfetmeye başlayacaktık ama otele gidemeden kendimizi Soma Book Station’da bulduk. Burası Google Maps’te pazar günü kapalı gözüktüğü için cumartesi mutlaka uğramak istedik.
Buranın ortamı çok tatlı. Gittiğimizde oldukça doluydu, boş olan son masaya oturduk. Menüde dört çeşit tatlı vardı. Hepsini sipariş verdik ve paylaşarak yedik. Tatlılar da oldukça lezzetliydi. Dört tatlı, bir bira ve üç kahve için 25 eur ödedik.



Buradan Priştine’nin İstiklal caddesi olan Şeşi caddesinin sonunda yer alan İskender bey ve İbrahim Rugova heykellerini görerek otele gittik.
Otelimizin adı Hotel Prima. Lokasyon olarak şehrin göbeğinde olmasa da yürüyerek kısa sürede varılacak bir yerdeydi. Karşısında market, manav ve küçük bir fırın vardı. Türkçe konuşan tatlı bir aile tarafından işletiliyor. Odalar bakımlıydı, kahvaltısı da güzeldi, oteli tavsiye ederiz.
https://maps.app.goo.gl/hGMamZy4WGeDhafF7
Otele yerleştikten sonra 4 numaralı otobüsle şehrin biraz dışındaki Gërmia Park’a gittik. Otobüs durakları ve saat detaylarına aşağıdan bakabilirsiniz:
Park oldukça büyük, park girişinde dev bir yüzme havuzu var. Mevsimden dolayı boştu.
Orman kenarında yer alan yürüyüş yolunda zaman geçirmek oldukça keyifli, ara ara mola vermek için çardaklar da var. Yarım saat kadar yüründüğünde çocuk parkına ulaşılıyor.
Güneş batmaya yakın hava iyice soğudu. Biz de üşümeye başladık ve dönüşe geçtik. Erken gelebilseydik daha uzun kalmak keyifli olurdu.


Yemeğe geçmeden önce yol üstündeki yerleri gezmeye başladık.
İlk olarak Etnoğrafya Müzesi’ne uğradık, saat altıyı geçmişti ve müze kapalıydı. Pazar açık mı değil mi diye öğrenmek istedik ama girişte çalışma saatlerine dair bir tabela yoktu.
Kosova halkının büyük çoğunluğu Müslüman olduğu ve uzun yıllar bu topraklarda Osmanlılar yaşadığı için şehirde pek çok cami var. Priştine’de görülmesi gereken camiler ise aynı bölgede, hepsi birbirine oldukça yakın.
Bu camilerin ismi Fatih Sultan Mehmet Cami, Yaşar Paşa Cami, Çarşı Cami ve Sultan Murad Cami.



Bu bölgede Saat Kulesi ve Kosova Müzesi de var. Ancak müze tadilattan dolayı kapalıydı.
Akşam yemek için Shpija e Vjetër’e gittik. Videolarda ve mekanın önünden geçerken dekorasyonunun çok güzel olduğunu gördük, burayı denemek istedik. Mekan gerçekten çok tatlıydı, seçimimizden yana mutluyuz.



Yemek olarak Specialitet Shpije yedik. Dört beş kişilik paylaşımlı bir menüydü, çok aç olmadığımız için altı kişilik ekibe çok rahat etti.
Sofraya başlangıç olarak kızarmış mantar, iki tane krema içinde biber, salata tabağı , ajvar gibi sosların olduğu bir tabak ve üç büyük yuvarlak ekmek geldi. Hepsi çok başarılıydı. Ekmek sıcaktı, taze pişmiş, pasta gibi lezzetliydi. Biz zaten bu kısım ile epey doyduk.
Sonrada içinde et çeşitleri, tavuk ve sucuğun olduğu bir tabak geldi. Gelenler de oldukça lezzetliydi.
Menümüz 72,80 eurdu, içeceklerle beraber toplam 87,80 eur ödemiş olduk.
Restorandan çıktığımızda saat dokuza geliyordu, hava buz gibiydi, sabah çok erken kalktığımız için otele dönüp, dinlenmeye geçtik.
İkinci Gün : Şehri keşfetme ve İstanbul’a dönüş
Sabah kahvaltı ve check out işlemlerinden sonra şehri keşfetmeye çıktık. Turistik noktalara geçmeden süpermarketleri dolaştık. Marketler ve restoranları çoğu pazar günü açık bu arada.
Yerel marketlerden ajvar, yemekteki krema gibi ürünler almak mümkün. Fiyatlar yine oldukça uygun. Tanıdık markalardan da Spar vardı.

İlk durağımız Fadil Vokrri Stadyumu oldu. Takım yada stad popüler olduğundan değil ama göreceğimiz diğer noktalara yakın olduğu için gelmişken görelim dedik. Takıma dair eşyaların satıldığı bir dükkan vardı ancak pazar sabahı kapalıydı.
Buradan Newborn anıtına giderken Kapalı Spor Salonu olduğunu düşündüğümüz değişik mimarili binayı gördük.
Buradan Newborn anıtına geçtik. Burası Priştine için oldukça önemli bir yer, mutlaka görülmeli. Buraya yakın Destan börekçi vardı ancak pazar günü kapalıydı.
Sonraki durağımız Bill Clinton anıtı oldu. Kosova ile Bill Clinton bağını insan başta garipsiyor ama kendisi buralarda çok seviliyormuş. Bağımsızlıklarını elde etme mücadelesinde Kosova halkına epey bir destek olmuş Amerika.
Bu kadar gezmeden sonra tatlı molası verdik. Seçtiğimiz mekan Missini oldu, burada altı trileçe, iki çay ve bir kahve için 18,90 eur ödedik.

Tatlı molasından sonra Rahibe Teresa kilisenin kulesine çıkmak istedik ancak o an kapalıydı, görevli 13 de açılacağını söyledi.
Orada olduğumuz zamanda kilisenin çevresinde tadilat, yol yapımı gibi bir şey vardı, o bölge pek fotojenik değildi maalesef.

Kilise olmadı, haydi o zaman kütüphaneye gidelim dedik ancak orası da pazar kapalıymış.
Bu tuhaf mimarili yapının iç mimarisini görme fırsatımız olmadı maalesef.
Kütüphanenin olduğu bahçede üniversiteye ait binalar da yer alıyor.
Buradan Şeşi Caddesi’ni dolaştık. Günlerden pazar olmasına rağmen dükkanların çoğu açık, sokaklar hareketli.
Epey tok olmamıza rağmen köfte yemeden dönmek istemedik. Her turistin mutlaka uğradığı Shaban’a gittik. İki porsiyon köfte sipariş verip, paylaştık. Bir tane kremalı 10’lu köfte ve bir tane kremalı 8’li köfte için 15,90 eur ödedik.
Buradan otele geçip, bavullarımızı aldık. 13’teki otobüsü kaçırdığımız için taksiyle döndük.
Priştine’ye gelirken bu yazacaklarımın olacağını hiç düşünmezdim. Bu şehre gezmek için değil ama tatlı tatlı yiyip içmek için tekrar gelmeyi isterim.
Priştine Gezilecek Yerler :

Katedralja Nënë Tereza : Priştine’nin ikonik yapılarından. 2010 yılında inşaası bitmiş, oldukça yeni bir kilise. 2017 yılında da kutsanmış.
Şehrin ana caddesinin bir ucunda yer alıyor. Havalimanı otobüsünün durağı buraya oldukça yakın.
Soldaki kuleye 1 eur karşılığı çıkılıyor. Vaat ettiği manzara muhteşem olmasa da şehri farklı bir perspektiften görmek isteyenlere fırsat sunuyor.
Girişler pazar günleri 13’e kadar kapalı.

Gjergj Kastrioti “Skanderbeu”( İskender Bey Heykeli) : Ana caddenin diğer ucunda yer alan ikonik heykel.
Arnavutların kahramanı olan İskender bey rehine olarak verildiği Osmanlı’da önemli askeri hizmetlerde bulunmuştur. Osmanlı valisi olarak ait olduğu topraklara döndükten bir süre sonra Osmanlı’ya karşı direnmiştir.
Ibrahim Rugova Statue : İskender bey heykelinin hemen çaprazında yer alan bu heykel Kosova’nın ilk cumhurbaşkanına ait. Sevilen bir kişi olmalı ki katedralin önünde de başka bir heykeli var.
https://maps.app.goo.gl/nSE8m4TjSHYf1JVu9

Şeşi Caddesi yada Rahibe Teraza Bulvarı : Şehrin kalbi diyebiliriz. Bir ucunda kilise diğer ucunda İskender bey heykeli bulunuyor.
Cadde sağlı sollu kafeler, restoranlar ve mağazalarla çevrili. Caddenin ara sokaklarında da çok tatlı mekanlar var.

Etnoğrafya Müzesi (Ethnographic Museum – Muzeu Etnologjik) : Müzenin içerisinde iki tane ev var, evler ücretsiz geziliyor, evlerde Kosova’lıların yaşamlarına dair eşyalar sergileniyormuş. Biz gittiğimizde maalesef kapalıydı, göremedik.

Fatih Sultan Mehmet Camii (Xhamia e Madhe) : 1461 yılında Fatih Sultan Mehmet tarafından yaptırılan cami.
Yıllar içinde cami hasar görmüş ama yakın zamanda Tika tarafından restore edilmiş.
Bahçesinde tatlı bir kafe var, deneme şansımız olmadı ama çayın ve tatlıların lezzetli olduğunu not almışız.

Priştine Saat Kulesi : Fatih Sultan Mehmet Cami’sinin karşısında yer alan saat kulesi.
Kule Yaşar Paşa tarafında halka namaz vakitlerini bildirme amacıyla inşa ettirilmiş.
Yaşar Paşa Camii : 1834 yılında inşaa edilen tarihi cami yine Tika tarafından restore edilmiş.
https://maps.app.goo.gl/cddt7PQP2Nx62A7L6
Çarşı Cami (Xhamia e Çarshisë) : Osmanlı döneminden kalan bir başka cami.
https://maps.app.goo.gl/KAAunhmQJjjtXTjW9
Kosova Müzesi: Arkeolojik eserlerin sergilendiği müze. Gittiğimiz dönemde tadilat dolayısıyla ziyarete kapalıydı.
https://maps.app.goo.gl/zSQPit5xtA3QNvMs8


Sheshi Adem Jashari : Kosova Kurtuluş Ordusu’nun (UÇK) kurucu komutanlarından olan Adem Jashari Kosova için bir kahraman niteliğindedir.
Havalimanına da kendisinin adı verilmiştir.
Gërmia Park : Şehrin biraz dışarısında yer alan park. Merkezden 4 numaralı otobüs ile kolayca gidilebiliyor. Otobüs ücreti kişi başı 0,50 eur. Parka araçla giriş için 1 eur ödenmesi gerekiyor, yaya girişi ücretsiz.
Burada bir restoran var, Soma Slow Food, Google’da fotoğrafları hoş gözüküyordu ama deneme fırsatımız olmadı.
https://maps.app.goo.gl/sVpmY6VT8GgZwkeA9


Fadil Vokrri Stadium : Barcelona yada Dortmund kadar popüler takımlar çıkaramamış diye şehrin stadyumunu görmeyelim mi yani dedik 🙂 Şaka bir yana görülecek diğer noktalara yakındı, gitmişken uğrayalım dedik. Kapalı olduğu için dışından görebildik stadyumu. Stadyuma adı verilen kişi 1990-1992 yılları arasında Fenerbahçe’de oynamış.
https://maps.app.goo.gl/nnLuK4FA76jZoXoRA
Youth and Sports Center (Pallati i Rinisë dhe Sporteve) : Kapalı spor salonu olduğunu düşündük. Değişik bir mimarisi var, stadyum ile Newborn anıtı arasında yer alıyor.
https://maps.app.goo.gl/6ZoqyAdngD6mTgiE8

Newborn Anıtı : Kosova’nın bağımsızlığını temsil eden anıt. Anıtın renkleri ve desenleri her yıl ülkenin bağımsızlık günü olan 17 şubatta değişiyormuş.
https://maps.app.goo.gl/FeLSsz6ZQC1PTo8g8


Bill Clinton Statue : Burası Amerika değil ki diye düşünüp, Kosova ile Bill Clinton bağını insan başta garipsiyor ama kendisi ve Amerika buralarda çok seviliyormuş.
Sırbistan ile bağımsızlık mücadelesinde Amerika’nın verdiği destek sebebiyle bu anıt buradaymış. Şehrin pek çok yerinde Amerikan bayrağını da görebilirsiniz.

Milli Kütüphane (The National Library of Kosovo “Pjetër Bogdani”) : Hırvat bir mimar tarafından yapılan kütüphanein oldukça farklı bir mimarisi var.
Binayı baştan sona saran demirleri ve tepesindeki plastikimsi kubbeleri ile insan ne diyeceğini bilemiyor. Kimilerine göre dünyanın en çirkin binasıymış.
İçerisi ücretsiz ziyaret edilebiliyor ama pazar günleri kapalı.

Kütüphanenin bahçesinde bitmemiş bir kilise var. İzlediğimiz videolarda kilise hakkında herkes ayrı bir şey söyledi, hangisi doğru bilmiyoruz.
Duyduğumuz rivayetler : Yapımı savaşa denk geldiği için savaş nedeniyle tamamlanmamış ya da çoğunluğu Müslüman olan bir ülkede kilise yapımı hoş karşılanmamış ya da kilise yapımı için gerekli finansman bulunamamış.
Prishtina City Park : Buraya gidemedik, zamanı olup yeşilliklerde vakit geçirmek isteyenlere tavsiye ederim.
https://maps.app.goo.gl/iQgA78UWTEYgds8Q6
Albi mall : Havalimanı ile merkez arasında yer alan bu bölgede alışveriş merkezleri var. Hatta Yunanistan’ın en sevdiğimiz mağazası Jumbo da varmış, biz bunu havalimanına giderken öğrendik, biraz üzüldük.
https://maps.app.goo.gl/Hy7UTxekiEDY9Nn7A
Priştine Yeme İçme Önerileri :
Mama Mantia : Börek ve tatlı çeşitleri ile sevimli bir kafe. Menüsünde demleme çay da var. Biz aşağıdaki şubesine gittik, merkezde başka bir şubesi daha var.
https://maps.app.goo.gl/MtMAMc568Z5ZfVQWA
Bagolina : Menüsü oldukça geniş. Kahvaltıdan tatlıya, ana yemeklere kadar pek çok seçenek var. Biz Balkan kahvaltısı ve imza böreklerini denedik. Kahvaltıda farklı olarak pişi ve ajvar vardı. Börekler de lezzetliydi. Menüsünde demleme çay da var.
https://maps.app.goo.gl/N3z8NiRLJzhPuCcR9

Soma Book Station : Burası da çok tatlı bir kafeterya. Mekanın isminde kitap geçtiği için kitap da satın alınabilen bir yer olduğunu zannettik ama öyle değilmiş, kafedeki mevcut kitaplar okunabiliyormuş.
Menüsünde tatlı tuzlu pek çok seçenek var. Biz tatlıları denedik, lezzetlilerdi.
Shpija e Vjetër : Buranın da menüsü oldukça geniş. Etten hamburgere, salataya, makarna, pizzaya kadar pek çok seçenek var. Fiyatları makul, yemekler lezzetli ve ortam çok hoş. Biz yedi gibi gittiğimizde yer bulabildik ama geç saatlerde oldukça kalabalıktı, rezervasyon gerekebilir
https://maps.app.goo.gl/K6RZDAXCZbHbbcdz9

Missini Sweets & Food : Pek çok tatlı çeşidinin olduğu bu kafede biz trileçe yedik. Lezzetliydi ama bizi kendine hayran bırakmadı. Burada demleme çay yerine sallama çay vardı. Şehirde bir kaç şubesi var, biz aşağıdaki şubede yedik.
https://maps.app.goo.gl/Gt5bVQS2GGXeiyCd6
Shaban Grill House : Priştine’nin en popüler köftecilerinden. Menüde porsiyon köfte, tavuk, karışık et tabağı ve hamburger var. Köfteler oldukça lezzetliydi, beğendik.
https://maps.app.goo.gl/aaVcLjB1FgV5kR9u5

Yumi Bubble Tea : Bubble tea severlerin uğraması gereken bir yer.
https://maps.app.goo.gl/wnrE3m4FmBRo2uNm8
Bundan sonrası deneyimleme fırsatı bulamadığımız mekanları listeleyeceğim:
Liburnia : Dekorasyonundan lezzetlerine kadar sevilen bir restoran. Hafasonları mekan için rezervasyon gerekebilir.
https://maps.app.goo.gl/KCNRPaZT7Yp2Gqkf9
Sarajeva Steak House : Kosovalı bir arkadaşım köfte ve hamburger için burayı önerdi ancak pazar günü kapalıydı. Buranın da birden fazla şubesi var restoranın.
https://maps.app.goo.gl/gRsEfzQVBxtqxuc86
Tartine : Adından da anlaşıldığı gibi tartları güzel olan bir pastane.
https://maps.app.goo.gl/GE7bRwRMB9tsJasP6
Destan Börel : Böreklerinin lezzetli olduğunu not almıştık ancak mekanda çay servisi olmadığı için öncelik vermedik. Pazar günü önünden geçtiğimizde kapalıydı, açık olsak tadına bakardık mutlaka.
https://maps.app.goo.gl/Gw8x4VgF9sgnJxjq6
Albanezi Restaurant Traditional Food : Buranın da güzel olduğunu not almışız.
https://maps.app.goo.gl/7j9dUd2Eb1WWyCAL9
Proper Pizza : Adından da anlaşılacağı üzere pizzacı. Buranın da birden fazla şubesi var.
https://maps.app.goo.gl/mgGgvGLdQV5GmZp38
Gusto – Sheshi Prishtine : Böreğinin güzel olduğunu not almışız.
https://maps.app.goo.gl/Nj89SHfr9q5mFw2D7
Furra “Lumi” : Kahvaltı, börek için not almışız.
https://maps.app.goo.gl/ujHzqisf6goTNVmB8
Bukë e Zemër : Burası biraz şehir dışında kalıyor, böreğinin güzel olduğunu not almışız.