Gemi seyahatimizin ikinci durağı Cenova idi. Aynı gün içinde hem Cenova’yı hem Portofino’yu gezmek üzere çılgın bir plan yapmıştık. Bu şekilde iki yeri tam olarak gezemeyeceğimizin farkındaydık ama noktalara bu kadar yakınken es geçmek istemedik.
Geminin ekstra turları arasında Portofino vardı ama biz kendimiz mi gitsek, onlarla beraber mi plan yapsak diye epey bir süre karar veremedik. Sonrasında; iki şehri aynı güne sığdırabilmek için planlı olmamız, planlı olabilmek için de bireysel gezilerde yaşayabileceğimiz boşa zaman harcamaların önüne geçmek gerektiğine ve bunun en iyi yolunun tura katılmak olduğuna karar verdik.
Gemiden indikten sonra terminalden çıkmadan bizi Portofino’ya götürecek olan tekneye bindik. Eğer tur ile gitmeseydik aşağıdaki seçeneklerden biri ile ulaşım sağlayacaktık:
- Tren ile Santa Margherita Ligure’ye gidip, oradan 82 numaralı otobüse binecektik.
- Tren ile Santa Margherita Ligure’ye gidip, oradan feribota binecektik. Tüm bu indi-bindiler zamanımızı verimli kullanmamıza engel olur gibi hissettik.
- Cenova’dan direk feribota binecektik. İnternette yazan fiyat, geminin ekstra tur fiyatına yakındı, bu sebeple gemi ekibinden ayrılmayalım diye düşündük.
Seyahatimiz 1,5 saate yakın sürdü. Tekne içinde, gölgede, bir yandan rehberimizi dinlerken bir yandan manzaranın tadını çıkarıyorduk. Biz memnunduk ama İpek sıkıldı, onu oyalamak için biraz efor sarfettik.😬
Portofino pastel renkli evlerle çevrili minicik bir koy. Tekne ile koya giriş yaptığınızda evlerin ahengi ve demir atmış süper lüks yatlar insanın gözünü alıyor😀. Tüm dünya sosyetesi için oldukça popüler bir yer burası. Gördüğümüz yatlardan birinde helikopter vardı, gerisini siz hayal edersiniz sanırım😀 Burada pek çok ünlünün de evi var.

Vardığımızda buradaki süremizin 1,5 saat kadar olduğunu duyunca biraz hayal kırıklığına uğradık ama yapacak bir şey yoktu. Zor olan hedeften kaleden başlamak üzere yola koyulduk, tatlı sokakların arasında başladık tırmanmaya.

Yolun belli bir kısmına geldiğimizde tepeye kadar tırmanıp geri gelmek için yeterli vaktimizin olmadığı gerçeği ile yüzleştik. Ya tepeye çıkacaktık; tüm koyu en tepeden görebilecektik ama orada çok kısa kalıp, diğer yerleri göremeyecektik, ya da bu kadar manzara ile yetinip, merkezde kalan yerlerde dolaşacaktık. Merkezde gezilecek çok fazla nokta yok ama sahilde oturmak, ortamın tadını çıkarmak istiyorduk, bu sebeple ikinci seçenekte karar kıldık. Bulunduğumuz noktada kilise vardı, kilisenin arka tarafında uçsuz bucaksız deniz manzarası var, bu noktada mutlaka mola verip, denizi seyretmeli.

Deniz seyrinden sonra merkeze geri döndük, dondurma alıp ara sokaklarda kaybolmak ve sahilde oturmak istedik. Aldığımız dondurma maalesef verdiğimiz paraya değecek kadar lezzetli değildi. Portofino’da fiyatlar genel olarak oldukça pahalı. Popülerliğin böyle olumsuz etkileri oluyor.

Merkezde dolaşmak çok vakit almıyor, daha çok vaktimiz olsa idi çevre koylarda denizin keyfini çıkarabilirdik, okuduğum kadarıyla kısa mesafede güzel plajlar varmış.

Portofino Gezilecek Yerler :
San Giorgio Kilisesi ve Feneri (Chiesa di San Giorgio) : Kaleye çıkmadan burada mola verip dinlenebilirsiniz. Buranın manzarası da oldukça güzeldi.
https://goo.gl/maps/6dhnH16xdkovrNws8
Castello Brown: Portfino’nun o eşsiz manzarasını görebilmek için gidilmesi gerek. Google’da Portofino yazıldığında çıkan pek çok fotoğraf büyük ihtimal buradan çekilmiştir.
https://goo.gl/maps/4NKNL5VvF3HgoUwn9
