Lizbon araştırmalarımız sırasında okuduğumuz yazılarda, izlediğimiz videolarda bu renkli yapıyı görünce “kesinlikle gitmeliyiz” dedik ve planlarımızı bu yönde yaptık. Bir günümüzü Sintra, Cabo da Roca ve Cascais’i gezmeye ayırdık. Hepsini yapabildik mi, maalesef hayır☹️ Çeşitli aksiliklerden dolayı Cascais’e geç vardık ve orada dolaşamadık. Aşağıda daha detaylı anlatacağım, toplu taşıma oldukça organize fakat yoğun talepten dolayı araçlar kalabalık ve gecikmeler olabiliyor, zamanı daha verimli kullanmak adına araba kiralamak daha mantıklı olabilir gibi düşünülse de, yoğun sezonda trafik yoğunluğu ve otopark sorunu olabileceğine dair de yazılar okudum. Hangisi daha iyi, karar sizin.

https://www.google.com/amp/s/sintracascaissesimbra.com/amp-sintra/en-lisbon-to-sintra.html

Biz Sintra’ya Lizbon’dan tren ile gittik, yolculuk 45 dakika sürüyor. Yukarıda bahsettiğim üç şehri kapsayan bir gezi yaptığımız için, seyahatin ilk gidiş noktası ve dönüş noktası farklı, burada ilginç bir detay var; yolculuk Rossio tren istasyonundan başlıyor, dönüşte Cais de Sodre tren istasyonunda bitiyor, bu durum sizi şaşırtmasın.

Aktiviteler çok zaman az diyerek erkenden yollara düştük. Rossio tren istasyonundan Sintra seyahatinde tüm toplu taşıma biletlerini içeren bir kart aldık. Bu bilet Sintra’ya tren yolculuğunu, Sintra’dan Pena Sarayı, Sintra’dan Cabo da Roca ve Cabo da Roca’dan Cascais’e olan ulaşımları kapsıyor. Gün içinde bileti nereden alacağım diye düşünmenize gerek yok.

Rossio’ya varış ve bilet işlemlerinden sonra koşa koşa peronda bekleyen trene bindik. Kalkışına az zaman kaldığı için tren dolmuş, oturacak yer yoktu. Başta ayakta dikilebiliriz gibi düşünüp konum aldık trende. Sonra aklımıza Malta geldi. Orada da otobüse yetişmek için koşturmuştuk, yine ayakta kalmıştık ve kazada savrulmuştuk. İnternetten okuduğum kadarıyla da trenler sık sık hareket ediyordu. Bu iki durum söz konusu olunca indik trenden, bir sonrakine binmeye karar verdik. Ama ne yazık ki, okuduklarım beni yanıltmış yada o gün farklı bir durum vardı, sonraki tren için bir saat beklemek zorunda kaldık☹️ Aşağıdaki linkten tren saatlerini kontrol edebilirsiniz, biz yandık, siz yanmayın.

https://www.cp.pt/passageiros/en/train-times

Sintra’da tren istasyonundan çıktığınızda bir curcuna sizi bekliyor. Planınız kafanızda net değilse orada bekleyen tur şirketlerine yada tuk tuk şoförlerine kendinizi kaptırmanız olası. Ama toplu taşıma kullanacaksanız Pena Sarayı’na sizi ulaştıracak olan 434 numaralı otobüs az ileride.

Otobüs durağında yer alan Sintra haritası

434 numaralı otobüs, tren istasyonundan başlayarak Sintra şehir merkezinden geçip sizi Pena Sarayı ve Mahribi Kalesi’ne ulaştırıyor ve bu noktalar arasında ring sefer yapıyor. İstediğiniz durakta inip binebiliyorunuz. Aşağıdaki linkte daha detaylı, faydalı bilgilere ulaşabilirsiniz.

http://www.sintra-portugal.com/guides/sintra-bus-434.html

Biz otobüsten Pena Sarayı’nda indik. Haydi gezi başlasın modundaydık ama bilet kuyruğu bizi üzdü. Yarım saatten fazla kuyruk bekledik. Online bilet seçeneğini değerlendirmediğimiz için çook pişman olduk. Kuyrukta beklemek istemeyenler aşağıdaki linkten online bilet alabilirsiniz:

https://www.parquesdesintra.pt/en/commercial-area/ticket-office-2/

Pena Sarayı’nın gezmek için çeşitli alternatifler sunan biletler var. Biz sadece bahçesini gezdik, sarayın içine girmedik. Binanın renkli dış görüntüsü masalsı hali ile bize yeterli geldi, bahçede manzarayı doyasıya seyredip, bol bol fotoğraf çektirdik. Havanın açık olduğu zaman Lizbon’un gözüktüğünü duymuştum ama biz göremedik 🙂

Bilet aldıktan sonra saraya ulaşmak için gidilen yol biraz zorlayıcı ama o renkli güzellik için uğraşmaya değer. Bizim gibi çocuk arabalı olanlar için de patika yol mevcut.

Güzel sarayın çirkin heykeli

Pena Sarayı hakkında daha fazla bilgi edinmek için linkteki yazıyı okuyabilirsiniz.

http://www.sintra-portugal.com/Attractions/palacio-pena-palace-sintra.html

Vaktimiz olsaydı Sintra’da gezilecek başka noktalar da var. İlgili yerlerin isimlerini buraya bırakıyorum:

Sintra Ulusal Müzesi : Şehir merkezinde yer alıyor. Giriş ücreti 10 eur.

Regaleira Sarayı (Quinta da Regaleira) : Sintra’da yer alan en güzel yapılardan biri. Bahçesi görülmeye değer. Parkta pek çok yeraltı tüneli bulunamakta imiş, buraları keşfetmek farklı bir deneyim olsa gerek.

Mahribi Kalesi ( Castle of Moors) : Pena Sarayı’nın karşısında yer alıyor.

Pena Sarayı’ndan kalenin görüntüsü


Pena Sarayı’ndan sonra rotamızı Cabo da Roca’ya çevirdik. Bindiğimiz otobüs ile tren istasyonuna geri döndük. Bu sefer 403 numaralı otobüse binerek Avrupa’nın en batı noktası olan Cabo da Roca’ya doğru yol almaya başladık.

Cabo da Roca okyanus ile baş başa kalabileceğiniz bir nokta. Deniz feneri, bir anıt ve bir kafeden başka bir şey yok. İzlediğimiz videolarda burasının çok rüzgarlı olduğunu görmüştük. Ama biz epey şanslı olmalıyız ki, güneşli ılık bir havaya denk geldik. Güneşin batışı da yaklaştığı için rengarenk bir gökyüzü ile karşılaştık.

Burdaki tesisten isminizin yazılı olduğu bir sertifika alabilirsiniz. İki şablondan birini seçiyorsunuz, isminizi ve orada bulunduğunuz tarihi yazıp, sertifikanınızı hazırlıyorlar. Böylece o anı ölümsüzleştiriyorlar. Biz İpek için yaptırdık. Ücreti 10 eur civarındaydı.

Güneşi batırdıktan sonra Cascais için otobüs kuyruğuna girdik. Maalesef otobüs çizelgesine göre epey geç geldi ve burada da bir zaman kaybı yaşadık. Üstüne araç Sintra’dan geldiği için doluydu, yolculuğu ayakta yapmak zorunda kaldık. Cascais mesafe olarak kısa ama yol virajlı olduğu için süre olarak uzun sürüyor. (Ben ayakta olduğum için mi öyle hissettim acaba 😲)

Otobüs ulaşım detayları ve saatleri için aşağıdaki linki tıklayabilirsiniz:

https://portugalvirtual.pt/sintra/sintra-public-transportation.php

Cascais’e vardığımızda hava kararmış ve soğumuştu. Enerjisel olarak biz de tükenmeli olmuştuk. Hal böyle olunca şehri keşfedemeden otobüsten direk tren istasyonuna geçtik.

Tüm isteklerimizi yapamasak da keyifli bir gündü. Pena Sarayı’nda kendimizi bir masal kahramanı gibi hissettik. Cabo da Roca ise okyanus, güneş, rüzgar ve dalgalar ile bize farklı bir atmosfer yaşattı.