Yalnız/Çocuksuz/Çift Gezgin okuyucularımız, sizler için gezi notları ve harita konumları alt kısımda😁

Sicilya gezimizin güzel geçmesi, vize süremizin dolmamış olması ve Ramazan bayram tatilinin olması yeni planlar için bize fırsat verdi. Sicilya’yı seçerken göz önünde bulundurduğumuz tüm kriterler burada da geçerliydi. Tur şirketlerindeki tatil paketlerinde tek şehir seçeneği çok az olduğu için bu sefer işimiz zordu. Kriterlere en uygun yer Berlin oldu. Ekim ayında kuzeyde bir yere gitmek başta bizi biraz tedirgin etti ama çok şükür ki hava yağmursuz ve güneşli idi 😁

Sırt çantamıza yedek kıyafetlerimizi, bezlerimizi, havaalanında/uçakta/ Berlin’de acil durumlarda tüketmek üzere meyve, çubuk kraker, süt ve can sıkıntılarına derman olacak sürprizlerimizi doldurduktan sonra hazırdık. Geçiş mevsimlerinde beni zorlayan en büyük konu, kıyafet. İpek sıcağı çok sevmediği için öğlen sıcakları ve hareketli anlar için ince kıyafet, serin sabah ve akşamlar için mont, bere, kazak aldım yanıma bol bol. Bu kocaman ve ağır bir bavul demekti 😁

Birinci Gün: Bugün hep tur ekibi ile beraberdik, turla yapılan panoramik şehir turu epey uzun sürdü, otele gelince attık kendimizi yatağa ve sabaha kadar uyuduk. Bu durum başta vakit kaybı gözükse de ertesi gün için enerji depolaması oldu bize.

İlk günden sonra turla ilişkimizi kestik. İpek’le onlara ayak uydurmamızın kolay olmayacağını dünkü şehir turunda anlamıştık, herkesin mutluluğu için böylesi en iyisiydi. İpek bağımsız bir şekilde yürümeye iyice alıştığı için bu sefer arabada oturmak istemedi, sağda solda yürümek için çok heveslendi. Hadi yürüsün dediğimizde o minik adımlarla yol almamız pek mümkün olmuyordu. İlgisini arabaya çekebilmek için epey efor sarfettik, oturduğu ve uyuduğu anlarda tam gaz ilerledik.

İkinci gün: Otelden tramvayla Alexandarplatz meydanına geldik, Oktoberfest dönemi değildi ama meydanda şenlik havası vardı, bu da benim en sevdiğim şeydi. Renk renk standlarda yöresel yemekler, tatlılar, bisküviler, takılar, bereler satılıyordu. Buradan her geçişimizde standlar arasında keyifle dolandık.

Meydandaki kulenin hemen dibinde minik bir oyun alanı var, epey bir süre orada takıldık, henüz aktiviteleri tam olarak yapamasak da ayrılmak zor oldu bizim
için ve sonra rota hayvanat bahçesi oldu.

Alexandarplatz’daki favori oyun alanımız

İpek hayvanları çok sevdiği için hayvanat bahçesinde onun eğleneceğini düşünmüştük ancak bir kafesten diğerine geçerkenki boşluğu hesaba katmamışız 😁 Karşımızda hayvan varsa İpek mutlu ama hayvan yoksa mutsuzdu. Ona durumu anlatmak bizim için biraz yorucu oldu ve bu aktivitenin daha ileriki yıllarda yapılması gerektiğini anladık. Mutlu fotoğraflar çekineceğimizi hayal ediyorduk ancak elimizdeki fotoğrafların bir çoğunda İpek mutsuz. İpek’cik uyuyunca yemeğimizi yiyip hızlıca turumuzu tamamladık. Uyanınca çıkışa ulaşmıştık, sonbahar mevsiminin bizlere hediyesi yerlere düşmüş rengarenk kurumuş yapraklarla çok eğlendi, kah onlari ezdi, çıkan sese güldü, kah onları toplayıp havaya fırlattı, yaprak yağmurunu seyrettik 😁 Halen daha İpek kuru yaprakları çok sever.

Akşamları hava epey soğuk oluyordu. Her ne kadar gezmeye devam etmek istesek de İpek’in hasta olma ihtimali bizi korkuttu, sekiz-dokuz gibi otele döndük. Bu dönemde İpek boya yapmaya merak salmıştı, odadayken çılgınca boyama yapıyordu .

Tekne turunu çok seven İpek

Üçüncü gün: Hedefimiz, ilk gün hızlıca gördüğümüz yerleri daha detaylı görmekti. Yürümeyi sevdiğimiz için toplu taşımayı pek kullanmadık. Görülecek yerler arasındaki mesafeler ilk gün bize uzak gelse de bugünün sonunda öyle olmadığını, birinden diğerine kısa sürede keyifle gidilebildiğini gördük. Hareket noktamız yine Alexandarplatz oldu. Buradan Müzeler Adası’na geldik, Bergama müzesini ziyaret etmek istiyorduk ancak tadilatta idi. Bu arada İpek arabasındaydı, herşey yolunda zannediyorduk ama bir süre sonra farkettik ki, minik kuş emziğini fırlatmış atmış. Temkinli bir anne olarak yanımda yedek vardı ama onların da başına bu durum gelebilir diye panik yapmadım desem yalan olur. Eşim geldiğimiz yollara bakayım dedi ve mucizevi şekilde emziğimizi buldu. Öyle sevindim ki anlatamam. Biz anneler için sevinilecek durumlar ne kadar farklı oluyor değil mi; pırt sesi, gaz sesi yada bulunan bir emzik😁

Tüm bu heyecandan sonra yapılacaklar listemizde yer alan tekne turuna geldi sıra. Hava güneşli ve ılık, görüş alanımız pırıl pırıl diye sevinirken nedense İpek mutsuzdu. Uzun süre sabit kalmayı sevmiyordu sanırım. Mutlu bir tur için tableti kullandım mecbur. Tableti çok zorda kalmadıkça kullanmak istemiyorum ama bunun gibi durumlarda hem etrafı rahatsız etmemek hem de kendi huzurumuz için tablet kurtuluş oluyor.

Tekne turunda keyif yaparken, gözüken sivri kuleli bina Rauthaus

Sonbahar ve ağaçların muhteşem renkleri

Dördüncü gün: Havaalanına gitme vaktinden önce Berlin duvarı ve Tiergarten’a gittik. Duvarın önünde bol bol fotoğraf çektirdikten sonra çoook büyük bir park olan Tiergarten’a geçtik. Bu kadar kısa vakitte elbette tümünü gezemedik ama en azından bir bölümünü görmüş olduk ve hayran kaldık. Maalesef Türkiye’de Ankara, İstanbul gibi metropollerde yeşile hasretiz, Berlin’de şehrin göbeğinde böyle bir park olması kendimiz adına üzülmemize sebep oldu.

East Side Gallery

Bu seyahatten çıkarımlarım:

  • Bebekler çocukluk aşamasına geçtikçe seyahatte karşılaşılan durumlar boyut değiştiriyor, bu bizim için seyahati hem kolaylaştırıyor hem zorlaştırıyor ama okumak için kitap taşımak bir dolu bez taşımaktan daha eğlenceli.
  • Emzik olayında olduğu gibi temkinli olmak her zaman iyidir, yanınızda yedek kıyafet, ayakkabı (abarttığımı düşünmeyin, bununla da ilgili bir anım var, bakınız: Zürih gezisi) , oyuncak taşımakta fayda var. Bu durum yiyecekler için de geçerli.
  • Tam gaz gezmelere devam, minikler yavaş yavaş ayak durmaya başlıyorlar 😁

Berlin gezilecek yerler :

  • Brandenburger Tor: Berlin’in simgelerinden beri. Alexandarplatz’a yürüme mesafesinde. Berlin’de olduğumuz günlerden birinde kapının arkasında uzanan cadde trafiğe kapatılmıştı ve yemeli içmeli bir alana dönüşmüştü. https://goo.gl/maps/67EaomN5cd72
  • Alexandarplatz: Şehrin kalbi diyebiliriz. Buradan pek çok noktaya kolayca geçebilirsiniz. Meydanda TV kulesi var, tepeye çıkarak manzaranın tadını çıkarabilirisiniz. https://goo.gl/maps/DBRmAWL98gK2
    https://goo.gl/maps/Zi3XkEqYaLs h
  • Rotes Rathaus: Kırmızı rengi ve güzel mimarisi ile dikkat çeken Belediye binası. Alexandarplatz civarında yer alıyor https://goo.gl/maps/wJvtG5j9QGq.
  • Holocaust Memorial: Geçmişte yaşanan üzücü olaylardan dolayı yapılmış anlamlı anıt. Hüzünlü bir alan ama mutlaka görülmeli. Masum İpek tüm olanlardan habersiz bir şekilde anıtların arasında koşup saklambaç oynamayı çok sevmişti. https://goo.gl/maps/XSvvt9wWTit
  • Tiergarten : Çook büyük, yemyeşil, küçük büyük herkesin keyifle vakit geçirebileceği muhteşem bir park, mutlaka gitmelisiniz. https://goo.gl/maps/DfSWuXnm54T2
  • Checkpoint Charlie : Bence Berlin’in en ilginç noktalarından biri. Burası tarihte Batı ve Doğu Berlin için geçiş noktası imiş. Günümüzde o günleri temsilen askerler burada nöbet tutmakta.
    https://goo.gl/maps/Cwv3gywQpvs

  • Berlin Müze Adası:  Müzeseverler için gerçek bir cennet burası. Toplam 5 adet müze var, bunlardan Bergama Müzesi benim en çok dikkatimi çeken müze idi ama o dönemde tadilatta olduğu için ziyaret edemedik. https://goo.gl/maps/SL5MEJWLr2q
  • Berliner Dom : Berlin Katedrali. Alexandarplatz ‘dan yürüme mesafesinde. Girişi ücretli olduğu için ziyaret etmedik ama tepesine tırmanılarak manzara keyfi yapabileceğinizi belirtebilirim. Hemen dibindeki köprüden nehir turuna katıldık. Önündeki yemyeşil çimenlerde keyif yapmak harika.
    https://goo.gl/maps/mgs4JVpq57G2

Potsdamer Platz : Görülmesi gereken meydanlardan biri. Sony Center ve Legoland bu meydanda yer alıyor.
https://goo.gl/maps/YRx4VxY1tTu 
https://goo.gl/maps/as44VaTd8Ax

Reichtag : Almanya Parlamento binası olan bu bina değişik mimarisi ile dikkat çekiyor. Kubbeye çıkıp Berlin manzarasının tadını çıkarabilirsiniz. Bizim listede yer alan bir yerdi ama yoğun talep gören bir yer, aynı gün için bilet bulamadık, diğer günler için de İpek’le denk getirebilir miyiz diye emin olamadık. Gitmek isterseniz biletinizi önceden ayarlamanızı tavsiye ederim.
https://goo.gl/maps/kYdM9TN7Jq82

Güzel kubbeli, harika manzarası olduğu söylenen bina

  • Kreuzberg : Türkiye’yi özledi iseniz gitmeniz gereken yer. Bize dair herşey var bu arada. Biz merak edip kısa bir tur attık, memnun kaldık mı derseniz, evet diyemeyeceğim ama okuduğum kadarıyla son yıllarda gelişmekte olup farklı seçenekler sunmaya başlamış. Aklınızın bir köşesinde dursun. Bölgeye metro ile ulaşım kolay. https://goo.gl/maps/UnkBVcNki822
  • Gendarmenmarkt: Bence Berlin’in en güzel meydanı, etraftaki binaların mimarisi insanı kendine hayran bırakıyor. Burada konser salonunun hemen yanındaki bir kafede çok leziz pastalar yemiştik. Hatta minik bir serçe de misafirimiz olmuştu.
    https://goo.gl/maps/EHDnRo3gjJB2

En sevdiğim canım penguenler

  • Unter den Linden Caddesi : Ihlamur ağaçlarının altında Alexandaplatz ile Brandenburg Tor arasında keyifli bir yürüyüş için burası doğru adres. https://goo.gl/maps/9Dk983ddazC2

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir