Yalnız/Çocuksuz/Çift Gezgin okuyucularımız, sizler için gezi notları ve harita konumları alt kısımda 🙂

Ekim 2024 tarihinde kampanyadan aldığımız biletlerle 1 Mayıs tatili için Helsinki’deydik. Bu geziye teyzemlerle beraber gittik. Aynı tarihlerde Umut’un arkadaşı Aliye ve Ecem de Helsinki’delerdi.

Okuduğumuz bloglarda ve izlediğimiz vloglarda herkes Helsinki’nin küçük olduğunu söylüyorlardı. Buna ek olarak yine herkes mutlaka Helsinki’den Talin’e gidiyor. Büyük cruise gemileriyle Helsinki-Talin arası minimum 2.5 saat sürüyor.

Bu kadar yaklaşmışken ben Talin’e gitmek istedim ama teklifim aile meclisinde kabul görmedi. Düşünüp taşınınca hem 5 saat yol gözümüzde büyüdü hem de Helsinki’yi baştan sona sakin gezmek daha cazip geldi.

Helsinki hakkında bir kaç not:

  • Şehir içinde musluktan akan su içilebiliyor, bunun yanında hava limanında gelen ve giden yolcu bölümlerinde musluklar var, boş şişeleri atmayın.
  • Şehir kuzeyde olunca iklimi soğuk. Hava güneşliyken bile rüzgar sert esiyor. Güneşe aldanıp ince giyinmek sizi hasta edebilir. Mayıs başı sıcaklık 6-13 derece arasındaydı, içlik, atkı, bere, eldivensiz dışarı çıkmadık.
  • Şehir pahalı ancak ucuz şekilde tatil yapmak mümkün. Yemek pazarları ve Hesburger sayesinde lezzetli yiyeceklerle karnımızı uygun fiyata doyurabildik.
  • Kafelerin kapanış saatleri çok değişken. Kimi 16 da, kimi 18 de, kimi 21 de. Lokasyona göre kapanış saati değişiyor, buna uyum sağlamak bizim için biraz zor oldu.
  • Helsinki’de yer alan alışveriş merkezleri alttan tünellerle birbirine bağlıymış. Bu bağlantıları görmedim ama soğuk ve yağışlı bir havada orada olursanız aklınızda olsun. Stockmann, Sokos, Forum en ünü alışveriş merkezleri.

Birinci Gün : Uçağımız on birdeydi, üç buçuk saatlik bir yolculuk sonrası Helsinki’ye vardık. Helsinki ile Türkiye arasında saat farkı bulunmuyor.

Ülke girişinde gümrük polisi çok zorlamadı, standart soruları sordu ve dönüş biletleri ile otel rezervasyonu dökümanlarını görmek istedi.

Havalimanından merkeze trenle ya da otobüsle gidebilirsiniz. Trenle ulaşım daha kısa sürüyor ancak bizim ulaşımımız açısından otobüs daha uygun olduğu için biz 600 numaralı otobüs ile merkeze gittik.

Otobüs için bileti durakların hemen kenarındaki makinalardan alabilirsiniz. Tek bilet ile tren, otobüs, tramvay tüm araçlara binebilirsiniz.

Gezilerimizin çoğunda toplu taşımayı pek kullanmayız, sokakları yürüyerek gezmeyi tercih ederiz. Helsinki küçük bir şehir olmasına rağmen burada tatilimizi kapsayacak şekilde 4 günlük bilet aldık. Bunun sebebi, hava soğuk olabileceği için araçlarda ısınarak hırpalanmadan gezebilmeyi hedefledik.

Scandic Kaisaniemi’de kaldık. Otel oldukça merkezi konumda, üniversite metro durağının dibinde diyebilirim. Odasından kahvaltısına her şeyinden memnun kaldık.

https://maps.app.goo.gl/93Nk21DwdaM3ApMW6

Seyahatimizin ilk durağı Hakaniemi Market Hall oldu. Helsinki’de bu tarz pek çok kapalı yemek marketi var.

Biz bu tarz yerleri çok seviyoruz ancak vardığımızda pazar kapanmak üzereydi, dükkanların çoğu kapalıydı ya da kapanmak üzereydi.

Bu sebeple buranın tadını pek çıkaramadık. Tekrar geliriz demiştik ancak gelemedik. Daha doğrusu benzer başka yerler gezdik, bu sebeple burayı tekrar görme ihtiyacı duymadık.

Buradan botanik parka geçtik. Bahar henüz buralara gelmemiş, ağaçlar ve çiçekler henüz uyanmamış ama park yine de güzel. Keyifli vakit geçirmek için tavsiye ederiz.

Kentin her yerinde renkli pantolonlar giymiş gençler ile kaptan şapkasına benzer şapkalar takmış yetişkinler vardı.

Sokakta müziğin sesini takip ettik ve üniversite bahçesinde kırmızı pantolonlu gençleri gördük. Müzik eşliğinde danslar, oyunlar vardı.

Sonradan araştırmalarımız ile bunun Vappu bayramı olduğunu öğrendik. 1 mayıs işçi bayramı ile birleşen öğrenci ve bahar bayramıymış.

https://www.visitfinland.com/en/product/84faf8f2-4662-491e-bd0d-4db168b552d7/vappu-celebration-of-the-spring-in-helsinki

Öğrenci bayramını da kutladıktan sonra sahile doğru ilerledik. Uspenski katedraline gitmeden önce ön yanında bulunan restoranların önünden geçerek sahil şeridine gittik. O tarafın da manzarası oldukça keyifli.

Uspenski Katedrali kırmızı rengi ve Rus etkili mimarisi ile oldukça göz alıcı. Helsinki’de yer alan önemli dini yapılardan.

Katedralden sonra Market Square’de yer alan tezgahlarda balık yemeğe gittik ancak hepsi kapalıydı.

Hal böyle olunca yönümüzü Hesburger’e yönlendirdik.

Hesburger Helsinki’ye özgü bir hamburger zinciri. Tavuk burgerinin lezzetli olduğunu okumuştum.

Denedik, 10 eur’a içecek ve patatesiyle beraber tavuk burger menü yedik. Marulu, peyniri vs malzeme açısından gayet bol ve çok lezzetli bir menüydü.

Hesburger’in Helsinki’de pek çok şubesi var. Biz Kasarmitori’de yer alan şubeye gittik. Bu meydanda yer alan evler çok tatlı. Meydanın ortasında National Memorial to the Winter War var.

İkinci Gün : Günün ilk durağı Suomenlinna oldu. Market Square’den 15-20 dakikada bir kalkan feribotlarla kısa ve keyifli bir yolculuk ile adaya ulaşmak mümkün.

Sekiz adanın köprülerle birleşmesi sonucu oluşan Suomenlinna eskiden savunma amaçlı askeri bir bölgeymiş. Sonrasında halkın kullanımına açılmış.

Adanın girişinde K Market var, ihtiyaçlarınızı buradan alabilirsiniz, burası hariç başka market yok. Ada içinde yeteri kadar tuvalet var.

Adada gezmek oldukça keyifli. Piknik yapabilir, kafelerde keyif yapabilirsiniz. Biz Cafe Bar Valimo’yu çok sevdik.

Biz adada gezmeyi çok sevdik. Ancak meydandaki standlarda yemek yemek istediğimiz için 18’de meydanda olacak şekilde adadan ayrıldık. Bu saat kısıtlaması olmasa biz bir iki saat daha kalırdık orada.

Standlardaki fiyatlar aşağıdaki gibi. Bu fiyatlar Helsinki için hamburgerden sonra en uygun fiyatlar olabilir. Biz Somon çorbası, Vendace (hamsi benzeri bir balık) ve Sea Salmon denedik, hepsi lezzetliydi.

Buradan Observatorieberget parkına gittik. Burası tepede olduğu için tırmanmak gerekiyor. Ortam ve manzara güzel, tırmanmaya değiyor.

Parkın tepesinde gözlem için teleskop var diye not almışım ama biz teleskopu göremedik.

Sonraki durağımız St. John Kilisesi oldu. Buraya giden yollardaki binalar aşağıda göreceğiniz gibi göz alıcıydı.

Kiliseden sonra Ecem ve Aliye ile buluştuk ancak saat sekiz olmasına rağmen açık kafe bulamadık. Bir kaç denemeden sonra aşağıda konumu olan Roasberg’e oturduk. Burası haftaiçi ve haftasonu olmasına göre değişiyor ama akşam ona, on bire kadar açık.

https://maps.app.goo.gl/va5dnob4Wd5DFCH68

Üçüncü Gün : İnternete göre bugün 17 de yağmur başlayacağı için bu saate kadar açık hava gezmelerini yaptık.

İlk durağımız Sibelius Anıtı oldu. Ünlü besteciye ithafen yapılan bu anıtı ben büyük bir parkın içinde zannetmiştim ancak öyle değilmiş.

Parkın yanında, deniz kenarında, çok tatlı bir cafe var, adı Regetta. Ortam çok güzel. Gelmeden önce oturmayı, çay pasta keyfi yapmayı hayal etmiştim ancak kahvaltı sonrası oradaydık ve karnımız toktu. Siz giderseniz benim yerime keyif yapın.

Sahilden yürüyerek Kaya Kilise yakınlarında Bakery Eatery Levain Töölö’ye uğradık ve nata keyfi yaptık. Nata lezzetli ama boyutu biraz küçük geldi bize. Bir nata 4 eur.

Buradan Temppeliaukio Church = Kaya Kilise’ye gittik. Kayalar oyularak yapılan bu kilisenin içini çok merak ediyordum ve görmek istiyordum ancak giriş ücreti 8 eurmuş, bize çok pahalı geldi ve içeri girmedik. Ancak kapıdan içeri girip, bilet ofisine gidene kadar kilisenin içi biraz gözüküyor, bir nebze de olsa merakımızı gidebildik.

Fazer buranın en ünlü çikolata markası. Aynı isimle kafeleri de var. Salmiakki de yine buraya özgü tuzlu meyan kökü şekeri- tatlısı gibi bişeymiş. Moomin de buralara ait bir çizgi film karakteri. Buralara ait üç ünlü figür aşağıdaki üründe birleşmiş. İçi meyve dolguluydu, benim hoşuma gitti.

Meyve dolgulu olmayan sade Salmiakki tadı bize göre epey kötü, denemeden önce düşünmek lazım ya da küçük paket alın.

Taş kiliseden sonra yönümüzü Helsinki’nin meşhur kütüphanesine çevirdik. Yolumuzun üstünde Doğa Tarih Müzesi ve Parlamento Binası vardı.

Töölönlahden parkında bir mola verdik. Göl kenarında yer alan bu tatlı parkta hem karnımızı doyurduk hem de İpek parkta salıncağa binerek eğlendi.

Parktan sonra Helsinki’de çok merak ettiğim kütüphaneye Oodi’ye gittik. Burası kütüphaneden ziyade bir yaşam merkezi.

İlk kat giriş, ikinci katta dikiş makinasından her türlü çıktıyı alabileceğiniz yazıcıya, bilgisayar oyun odalarından müzik stüdyolarına kadar pek çok imkan var. Üçüncü kat ise kütüphane. Bir tarafı çocuklara ayrılmış, diğer taraf ise büyüklere ayrılmış.

Etrafındaki alanlarda oturabilir, kitap okuyabilir, dinlenebilir hatta uyuyabilirsiniz de.

Oodi’nin terasından. Karşıda parlamento binası var.

Hayranlıkla gezdiğimiz kütüphaneden sonra Amos Rex’e gittik. Yerin altında yer alan sanat galerisine ışık sağlamak amacıyla yapılan pencereler yeryüzünde değişik bir görüntü sağlıyor. Mutlaka görülmeli.

Helsinki’nin en önemli dini yapılarından Kamppi bir sonraki durağımız oldu. Dışarıdan kova, saksı, çanak gibi farklı şekillere benzetilen bu yapı bir şapel.

İçerisi çok sessiz ve oldukça minimal bir dekorasyonu var. Sessiz olmak şartıyla ziyaret edilmesi gereken bir yapı.

Karnımız acıktığı ve market 18’de kapandığı için buradan tramvayla sahile gittik. Bu sefer kapalı alandaki yemek pazarına Old Market Hall’e gittik. Gözümüze güzel gözüken bir yerde somon çorbası yedik. Burası dün yediğimize göre 1.5 eur daha pahalıydı ama boyut olarak dünkünün iki katıydı ve tadı daha güzeldi.

Karnımızı doyurduktan sonra Helsinki’nin ana meydanına gittik. (Senaatintori). Buradaki en önemli yapı yanda resmini gördüğünüz beyaz kilise yani Helsinki Katedrali. Şansımıza tadilattaydı, ön yüzünü göremedik.

Ortada yer alan heykel bir Helsinki’nin bağımsızlığına katkıda bulunan bir Rus Çarı’na aitmiş.

Yağmur bastırdığı için buradan markete gidip, otele geçtik.

Dördüncü Gün : Bugün ilk durağımız Seurasaari Adası oldu. Adaya 24 numaralı otobüs ile direk gidebiliyorsunuz.

Otobüs ilk durağını tren istasyonu olarak not almışım ama internetten kontrol ettiğimizde bize Kamppi metro istasyonunu söyledi. Biz de buradan otobüse bindik. Kamppi hem metro istasyonu, hem alışveriş merkezi ve hem de otobüs durakları ile ulaşım için önemli bir nokta.

Seurasaari bir açık hava müzesi. Kırsal hayatı anlamak, Finlilerin yaşam şekillerini gözlemleyebilmek için bir çok kulübe yer alıyor. Bunun yanında ormanda yürüyüş yapmak için harika bir ortam.

Adaya girişin ücretli olduğunu biliyordum ama gittiğimizde bilet gişesi kapalıydı, bizden ücret alınmadı. Detayları aşağıdaki linkte bulabilirsiniz.

https://www.kansallismuseo.fi/en/seurasaarenulkomuseo/tutustu-museoon

Adadan döndükten sonra ilk durağımız Hietalahden kauppahalli yemek pazarı oldu. Dükkanların çoğu kapalıydı, aradığımızı bulamadık. Hal böyle olunca sahildeki kapalı markete gidip dünkü çorbadan içmeye gittik. 17:40 civarında orada olmamıza rağmen dükkan kapalıydı. Burası da olmayınca şansımızı açık markette denedik ama tüm standlarda somon çorbası bitmişti. Aradığımız hiç bir şeyi bulamayınca Hesburger’e gittik. Oradan da otele geçtik.

Beşinci Gün :Uçağımız üç buçukta olduğu için sabahtan biraz vaktimiz vardı. Kahvaltı sonrasında odadan çıkış yapıp, bavullarımızı bagaj odasına bıraktık.

Aliye ve Ecem ile buluşmak üzere Market Square’e gittik. Günlerden pazar olmasına rağmen pazar standları açıktı. Burayı tam olarak gezemediğimiz için bu bizim için iyi haberdi. Magnet, tişört, atkı, bere, eldiven gibi pek çok ürünün satıldığı tüm standları gezip mutlu olduk.

Helsinki Gezilecek Yerler :

Hakaniemi Market Hall (Hakaniemen Kauppahalli) : Helsinki’de yer alan kapalı yemek pazarlarından biri. Buraya Hakaniemi metro durağından direk giriş var. Pazar 18 de kapanıyor.

https://maps.app.goo.gl/8vKD9urSVyiDa2Rq5

Kaisaniemi Botanic Garden( Kaisaniemen kasvitieteellinen puutarha) : Geniş bir alana yayılmış bahçe. Ücretsiz gezilebilen alanları olduğu gibi ücretle gezilen bir alanı da var. Ücretle gezilen alan sanırım daha sıcak bitkilerin yetiştiği kapalı bir alan. Kapalı alanın camları açık, içeri girmeden dışardan bitkilerin çoğu görülebiliyor.

https://maps.app.goo.gl/PGisTNAinc37YYge6

Uspenski Katedrali : Helsinki’nin üç önemli katedralinden biri. Üç önemli katedral : Kırmızı kilise, beyaz kilise ve kaya kilise.

Soğan şeklinde kubbeleri ve kırmızı rengiyle Rus mimarisi etkisindeki kilise.

Kiliseyi ücretsiz gezebiliyorsunuz. 16’ya kadar açık. Kilise girişine ulaşmak için merdivenleri tırmanmak gerekiyor.

Kilise bahçesinden şehir manzarası da oldukça güzel.

https://maps.app.goo.gl/rG6p9sLbuv2uXmd5A

Kauppatori (Market Square) : Sahilde yer alan pazar. Burada Somon çorbası ve pek çok deniz ürünlerini tadabileceğiniz standların yanında hediyelik eşya ve giyim ürünlerinin de bulduğu standlar da mevcut. Pazar 18 de kapanıyor ve somon çorbası 17:30 civarı bitebiliyor.

https://maps.app.goo.gl/i7osLBf4d8sa1ufg8

Suomenlinna : Eskiden savunma amaçlı kullanılan kalelerin bulunduğu, günümüzde ise kamuya açık bir alan olan adalar topluluğu.

Okuduğum kadarıyla sekiz ada köprüler ile birleştirilerek birleştirilmiş ancak biz beş ada gezdik, üçüne ne oldu bilemedik.

Adada günümüzde 800 kişi yaşıyormuş. Kafeler, kale kalıntıları, müze ile keyifle vakit geçirilecek bir alan.

https://maps.app.goo.gl/RSbC5udJ8HWai2gr9

Havis Amanda : Esplanada Parkı ile Market Square arasında yer alan şirin havuz.

Observatorieberget (Tähtitorninvuori) : Kuşbakışı olarak Market Square ve çevresini izleyecebileceğiniz bir park.

https://maps.app.goo.gl/2sbDdU5eyXNQja778

St. John’s Church (Johanneksenkirkko) : Gotik uyanış tarzında inşa edilmiş kilise.

Buraya yakın Levain kafe var, nata yemek için uğradık ancak kafe 16 da kapanıyormuş.

https://maps.app.goo.gl/H4VmxTHfkMVXwpLJA

Sibelius Anıtı (Sibelius-monumentti) : Ünlü Fin besteci Sibelius adına yapılan anıt. Havada asılı duran boruların görüntüsü oldukça hoş. Rüzgarlı havalarda bu borularda bir tını oluşuyormuş.

https://maps.app.goo.gl/982cus8h7CjoVpap8

Temppeliaukio Church (Temppeliaukion kirkko) : Burası nam-ı diyar Kaya Kilise. Kayalar oyularak yapılan bu kilisenin tavanı bakırla örülmüş. Kilise akustiğinin de çok iyi olduğu söyleniyor.

Giriç ücreti 8 eur, Helsinki Card ile giriş ücretsiz.

https://maps.app.goo.gl/fcgBrDnQWdjkQ2F78

Natural History Museum (Luonnontieteellinen museo) : Biz müzeyi gezmedik, içerisinde botanik ve zoolojik olarak pek çok örnek sergilenmekteymiş.

https://maps.app.goo.gl/jZGMG1p4by1HtEsAA

The Parliament House (Eduskunta) : Kütüphanenin karşısında yer alan Parlamento Binası mimari olarak bana Anıtkabir’i hatırlattı.

https://maps.app.goo.gl/TTrTVVrdHb7Tgshr6

Töölönlahden tapahtumapuisto : Şehrin merkezinde kolayca ulaşılan, göl kenarında yer alan park.

Gezinize mola vermek için harika bir seçenek. Parkta yer alan çocuk parkı da artısı.

https://maps.app.goo.gl/KZojiGquGJmdRTZk7

Helsinki Central Library Oodi : Adı kütüphane olsa da içindekiler ile kütüphaneden çok bir yaşam alanı.

İçinde dikiş makinaları, her türlü çıktıyı alabileceğiniz yazıcılar (3D dahil), oyun odaları, müzik yapabileceğiniz stüdyolar vs ile çok hoş bir yapı.

https://maps.app.goo.gl/Z9D8GkN74PVVsgGc6

Amos Rex : Burası sanat müzesi. Müze için mevcut binaların genişletilmesi ya da yükseltilmesine izin verilmeyince, yerin altına doğru genişleyen bir yapı inşa edilmiş. Yandaki resimde göreceğiniz değişik şekiilerde müzeye ışık sağlayan pencereler.

https://maps.app.goo.gl/jhGaEmJJs7SBhiv96

Kamppi Chapel (Kampin kappeli) : Helsinki’nin önemli dini yapılarından. Dıştan ne olduğuna dair pek ipucu vermeyen mimarisi ile ilgi çekici. Sessizlik Kilisesi olarak da anılıyor. İçerisi ses geçirmeyen şekilde yapılmış, dışarıdaki kaostan uzaklaşıp dinlenmek için ideal bir ortam oluşturulmuş.

https://maps.app.goo.gl/6QoryhCGTXJ3uy4s6

Old Market Hall ( Vanha kauppahalli ) : Sahilde yer alan kapalı yemek marketi. Derli toplu bir düzen içinde sıra sıra dizilmiş standlarda farklı yemek seçenekleri var.

Buradan buralara özgü ayı eti, geyik eti, reçel gibi pek çok ürünü de alabilirsiniz.

Pazar 18’de kapanıyor.

https://maps.app.goo.gl/6NjUJcVaQNLurNo67

Senato Meydanı ( Senaatintori) : Helsinki’nin ana meydanı. Buradaki en önemli yapı beyaz kilise yani Helsinki Katedrali. Şansımıza tadilattaydı, ön yüzünü göremedik. Meydandaki diğer önemli yapı Helsinki Üniversitesi.

https://maps.app.goo.gl/uQra7VJpafSsMUY8A

Kamppi Metro İstasyonu : Tavanda yer alan okları ile süslü metro istasyonu. Okların üstünde dünya üstünde yer alan şehir isimleri var. İstanbul’u aradık ama bulamadık.

Stokholm sonrası bu metro istasyonuna fotoğraf çektirmelik demek biraz abes oluyor aslında.

https://maps.app.goo.gl/Lzp63K8n2zo3Vys59

Seurasaari Adası : Finlilerin yaşam hayatını gözlemleyebileceğimiz evlerin olduğu bir açık hava müzesi. Bunlar dışında yemyeşil ağaçları, gölleri le yürüyüş yapmak, dinlenmek için harika bir ortam.

24 nolu otobüs ile direk olarak ulaşım sağlayabilirsiniz.

Girişinin ücretli olduğunu okumuştum, internet sitesinde de bilet satışı var ancak biz gittiğimizde bilet satış ofisi kapalıydı, girişe herhangi bir ücret ödemedik. Tabi buna bağlı olarak da evler de kapalıydı. Yaşama dair sergilenen bir şey görmedik ama bu bizi de üzmedi. Buraya ormanda yürüyüş için gelmiştik, bunun için para ödememek işimize geldi.

https://maps.app.goo.gl/1NSeEpwpWR3nxzf79

Hietalahden kauppahalli : Burası da bir yemek pazarı. Girişteki tabelada 21’e kadar açık olduğu yazıyordu. Bundan sebep olabilir ki, gittiğimizde pek çok dükkan kapalıydı. Görebildiğimiz kadarıyla burası daha çok dünya mutfağına yönelik ürünler var.

https://maps.app.goo.gl/wEDw9acDovyxk5h87

Esplanadi : Şehrin merkezinde yer alan park. Parkın sağında solunda mağazalar var.

https://maps.app.goo.gl/JdNtq1hxAbfBXKqH7

SkyWheel Helsinki : Sahilde yer alan dönme dolap. Kabinlerden biri saunaymış.

Binmek istiyorduk ancak dönme dolabın açık olduğu an ile bizim müsaitliği bir türlü denk getiremedik.

https://maps.app.goo.gl/r75d9rzUy6s2xj8Z8

Allas Pool : Sauna kültürünün yaygın olduğu Finlandiya’da bu deneyimi yaşayabileceğiniz en ideal mekan. Burada bir restoran da var.

https://maps.app.goo.gl/DTKdiJVszxpCh7X48

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir