Yalnız/Çocuksuz/Çift Gezgin okuyucularımız, sizler için gezi notları ve harita konumları alt kısımda 🙂
Kampanyadan aldığımız biletlerle 15 temmuz tatilini değerlendirmek için Eindhoven’a gittik. Eindhoven gezilecek yerleri araştırmaya başladığımda biraz hayalkırıklığı yaşadım. Çünkü okuduğum yazılarda gezilecek yerlerin çok az olduğunu, sadece bu şehri görmek için gidilmeyeceğini öğrendim. İstanbul’dan sırf bu şehri görmek için giden tek biz vardık sanırım.
Hal böyle olunca yakın başka şehirleri araştırmaya başladık. Gezi sırasındaki performansımıza bağlı olarak diğer şehirlere gitmeye karar verdik.
Gezinin sonunda bizde oluşan his okuduklarımızın tersi oldu. Amsterdam kadar ilgi çekici bir şehir değil Eindhoven ama turist kalabalığı olmadan gezmeyi sevenler için doğru yer. Çevre şehirleri de kattığınızda keyifli bir rota olabilir sizin için.
Birinci Gün : Eindhoven Merkez
Eindhoven havalimanı oldukça küçük, işlemler kolayca halloluyor. Havalimanında bizi arkadaşlarımız karşıladı, onların araçlarıyla merkeze gittik. Bu da bizim için bir ilkti, sağolsunlar epey konforlu oluyormuş.
Toplu taşıma kullanarak şehire ulaşmanız gerekiyorsa, havalimanından çıktıktan sonra P1 otoparkının hemen yanında otobüs durağı var. 400 ve 401 numaralı otobüslerle 15-20 dakikada merkeze ulaşabilirsiniz.
Seyahatimiz boyunca ulaşım için gerekli ödemeleri telefonumuza indirdiğimiz OVPay uygulaması ile yaptık. Uygulamaya kartlarımızı tanımladık, araçlara inip binerken tanımlama yaptığımız kredi kartını okuttuk, gayet pratik oldu bizim için.
Bunu yapmak istemezseniz İstanbul’da ki akbil benzeri olan OV Chipkaart satın alabilirsiniz. Kartın kendisi için belli bir ücret ödedikten sonra kullanımıza göre karta para yükleyerek toplu taşımayı kullanabilirsiniz.
Ulaşım detayları için aşağıdaki linkten tüm detaylara ulaşabilirsiniz:
Otel seçimi yaparken en çok zorlandığımız yerlerden biri oldu Eidhoven. Fiyatlar ziyaret ettiğimiz diğer şehirlere göre epey yüksekti. Detaylı ve uzun incelemelerden sonra sonunda karar verdiğimiz otel WestCord Hotel Eindhoven oldu. Fiyat epey yüksek olduğu için ilk kez kahvaltısız aldık konaklamayı. Otelin yakınında yer alan marketten alışveriş yaparak kahvaltıyı hallettik. Odada buzdolabı, su ısıtıcısı var.
Otelin konumu oldukça iyi, şehir merkezinde :
https://maps.app.goo.gl/xZUjatRCnQQNAPN96
Arkadaşlarımızla beraber şehrin meydanından başlayarak turistik tüm noktaları gezdik.






Sonrasında patates kızartması molası için Dik & Lang Verse Vlaamse Frietjes’a geldik. Kızartmalara kötü diyemem ama bu kadar meşhur olacak kadar da güzel gelmiyor bana.
https://maps.app.goo.gl/vq1Mrp9XbNAbYCuz8
Diğer popüler patates kızartmacılar : Pieperz ve Fabel Friet.
Yemekten sonra arkadaşlarımızdan ayrıldık, onlar evlerine Utrecht’e döndüler. Biz biraz daha dolaşıp otele döndük.
İkinci Gün : Baarle-Nassau ve Tilburg
İlk gün geçe kaldığımız için dükkanlar kapanmıştı, gezememiştik. Pazar ilk iş İpek’in gezmek istediği dükkanlara yöneldik ama bir çoğu kapalıydı,
Hal böyle olunca rotamıza başlamaya karar verdik. Günün ilk durağı Tilburg aktarmalı Baarle- Nassau idi. Trenle Tilburg’a geldikten sonra, tren istasyonunun hemen yanındaki duraktan otobüse bindik. Okuyunca zahmetli gibi duruyor ama seyahat sırasında geçilen yerler o kadar güzeldi ki hiç sıkılmadık ve iyi ki gelmişiz diye düşündük.
Baarle- Nassau kasabasını ilginç yapan ve bizi buraya getiren şey kasabanın bir kısmının Hollanda’da, diğer kısmının ise Belçika’da olması. Hollanda’da olan kısmının adı Baarle- Nassau, Belçika’da olan kısmın adı ise Baarle-Hertog.
Sokaklarda dolaşırken sürekli ülke değiştiriliyor, bu arada telefonlara da ‘Hollanda’ya hoşgeldin’ ve ‘ Belçika’ya hoşgeldin’ mesajları geliyor sırayla.







Kasabayı arşınlayıp, açıkça belirtilmiş tüm sınırları görüp fotoğrafladıktan sonra Tilburg’a dönmek için otobüse bindik.
Tilburg da oldukça sevimli bir şehir. Vardığımızda saat ilerlediği ve günlerden pazar olduğu için alışveriş caddeleri sakin, dükkanlar kapalıydı. Meydanında yer alan bazı kafelerde coşkuyla eğlenen insanlar vardı. Tilburg bizde güzel duygular bıraktı.






Üçüncü Gün : Philips Stadı, Strijp-S, Best ve ‘s Hertogenbosch
Günün ilk durağı PSV’nin stadyumu oldu. Stadyumu gezmek niyetindeydik ancak giriş bilet fiyatlarını öğrenince vazgeçtik. Ücret yetişkin için 21 eur ve İpek için 14 eur imiş, toplam 56 eur bize fazla geldi, dışarıdan fotoğraflamakla yetindik.
Biletler ve stad turu hakkında detayları aşağıdaki linkten öğrenebilirsiniz:
https://www.psv.nl/en/museum-tours/detail/psv-stadiontour-3
Stadyumdan sonra Eindhoven’ın alternatif bölgesi Strijp-S’e gittik. Burası eski bir fabrika alanının günümüzde sanat, festival, eğlence, gastronomi merkezi haline gelmesi ile ilgi odağı olan bir yer.



Bir gün önce burada dans festivali varmış, kaçırdığımız için çok üzüldük.
Buradan Eindhoven’a yakın Best isimli bir şehire gittik. Burası oldukça küçük, turistik olmayan ama sevimli bir şehir. Yolunuz düşerse gezilebilir ama özellikle gidilecek bir yer değil.
Best’ten bir kaç kare :





Best’te gezdikten sonra ‘s Hertogenbosch’a geçtik. Burası oldukça büyük ve Amsterdam’ı anımsatan binalarla süslü çok güzel bir şehir. Yolu düşen herkesi burayı gezmesini tavsiye ederim.
‘s Hertogenbosch’tan kareler :







Buradan trenle Eindhoven’a otele döndük.
Dördüncü Gün : Eindhoven Merkez ve Dönüş
Uçak saatine kadar vakit olduğu için erkenden kalkıp kahvaltı sonrası kendimizi yeşilliklere vurduk, Anne Frankplantsoen’e geldik. Merkeze yakın, keyifle dolaşabileceğiniz bir park. Çocuklar için bir oyun parkı da var burada.




Parktan sonra otele döndük, bavulları alıp havalimanı için yola düştük.
Havalimanı oldukça küçük. Uçağa biniş körükten yada araca binilerek olmadı, uçak pistinin kenarından yürüyerek uçağa bindik.
Eindhoven Gezilecek Yerler :

Demer : Şehrin ana meydanı 18 Septemberplein’dan başlayan alışveriş caddesi. Pek çok markaya ait dükkanı burada bulabilirsiniz.
Yandaki fotoğrafta cadde bomboş çünkü dükkanların çoğu 10-11 gibi açılıyor. Biz biraz erken düşmüşüz yollara.
Down Town Gourmet Market : Burası dünya mutfaklarını deneyebileyeceğiniz bir yemek pazarı. Hem açık hem kapalı oturma alanı var. Masalardaki QR koddan tüm restoranların menüsüne ulaşabiliyor, siparişinizi verip ödemenizi kredi kartıyla yaptıktan sonra siparişiniz masaya geliyor.
Snack Bar’ın tatlı patatesi güzel olarak not almışım ama deneyemedik.
https://maps.app.goo.gl/HKJFxCSkp5FC6V229
Stratumseind : Barlar sokağı. Yan yana pek çok mekanın karşıklı olarak sıralandığı bir sokak burası. Akşamları oldukça hareketli oluyormuş.
https://maps.app.goo.gl/XMsdRPmUSivqVhGa6

Markt : Kafelerin, restoranların yer aldığı meydan
Her daim canlı olan bu meydan mutlaka görülmeli.

St Catharinakerk : Şehrin en turistik meydanında yer alan gotik kilise.

Philips Museum : Philips bu şehire damgasını vurmuş diyebiliriz, tarihte şehrin gelişimine büyük katkısı olmuş. Merkez tren istasyonundan çıktıktan sonra karşınıza Philips binası çıkıyor, bina tam merkezde.
Müze için detaylı bilgi aşağıdaki linkte
https://webshopphilipsmuseum.recreatex.be/Exhibitions/Register

DAF Museum : DAF kamyon fabrikasının da Philips gibi şehre katkısı büyük olmuş.
Bu müze DAF markasının hikayesini anlatıyor, kamyonlar sergileniyor. Çocuklar için de etkinlikler olduğunu okudum.

De Laak : Hollanda kraliyet üyeleri dahil pek çok önemli kişinin konakladığı ve Philips’in önemli toplantılarının yapıldığı, harika görünümlü villa.
Binanın kendisi kadar binanın olduğu muhit de çok hoş, sokaklarda dolaşmak çok keyifli.

Kleine Berg : Restoran ve kafelerin yer aldığı cadde.
Philips Stadı: PSV Eindhoven takımının stadı. Stadı ücret karşılığı gezmek mümkün ama biz içine girmedik. Stadın altında lisanslı ürünleri alabileceğiniz bir dükkan var. Ürünler oldukça pahalı, en uygun ürün 25-30 eur bandında.
https://maps.app.goo.gl/4XAH1kXzCRp3u5BC7

Strijp-S: Eski bir Philips fabrikası olan bu alan günümüzde alternatif bir bölge haline gelmiş, festivallere, sergilere, sanat galerilerine ve kafelere ev sahipliği yapıyor.
https://maps.app.goo.gl/bAvA8NK1CPgLYxPe6
Anne Frankplantsoen : Eindhoven merkeze yakın, yemyeşil, keyifle gezilecek bir park.
https://maps.app.goo.gl/pcXJWPEGvhqxqHMT9

Merkeze biraz daha uzak olan diğer parklar Stadswandelpark ve Genneper Parken.
Van Abbemuseum : Sanatsevelerin mutlaka gitmesi gereken bir müze.
https://maps.app.goo.gl/Bz43RPDqb4zz34ax9

Evoluon : Ufoya benzer farklı mimarisi ile dikkat çeken bilim müzesi.