Yalnız/Çocuksuz/Çift Gezgin okuyucularımız, sizler için gezi notları ve harita konumları alt kısımda 🙂

Hem yılbaşı ışıltılarını görmek hem İstanbul kışından kaçıp ılıman yerlere gidebilmek için bu yıl Aralık gezimizi Atina’ya yaptık.

Bu yazıyı ekim 2025 tarihinde yazıyorum, şimdiye kadar toplam dört kez Atina’ya gittik. Son iki gezimiz daha çok keyif yapma, yeme içme üstüneydi. Ben tüm geziler için ayrı bir yazı yazacağım ama 2018’de yaptığımız gezi yazımıza güncellemeler yapacağım.

Havalimanında bagaj bantlarının olduğu yerde içecek su sebili var. Yanınızda boş şişe getirip doldurabilirsiniz.

Birinci Gün : Atina’ya varış- Ermou- Syntagma – National Gardens- Zappion- Panathenaic Stadyum – Olimpos Zeus Tapınağı- Hadrianus Kemeri- Plaka- Monastraki Meydanı

Havalimanından merkeze ulaşımı metro yada otobüs ile sağlayabilirsiniz.

Biz otobüsü hiç denemedik, Atina’da epeyce bir trafik olabiliyor. X95 numaralı otobüsle ortalama 1 saatte merkeze ulaşılabiliyormuş.

Metro ile yolculuk Monastraki durağına 45 dakika kadar sürüyor. Metroya havalimanından çıktıktan sonra karşıya geçip, üst kata çıktığınızda, yürüyen merdivenlerle koridoru geçtiğinde ulaşabilirsiniz. Burada bilet alabileceğiniz makineler var.

Aşağıda bilet çeşitlerini ve fiyatlarını görebilirsiniz:

https://www.oasa.gr/en/tickets/prices-of-products

Otelimize gitmek için Monastraki Meydanı’nda indik. Otel metroya yürüme mesafesinde, oldukça merkezi konumdaydı. Oteli sevdik, tavsiye ederiz.

https://www.plakahotel.gr

Gezmeye başlamadan önce enerji depolamak için otele çok yakın olan Cookie Land’e geldik.

Masaya oturur oturmaz hemen sürahi ve bardak geliyor. Eskiden Ege kasabalarında da bu vardı ama uzun süredir ben buna rastlamadım.

Lezzetli tatlılar ile kendimizi yeniledik, yolculuk yorgunluğunu attım.

Konum aşağıda, Google’da geçici kapalı olarak geçiyor, 2025 Haziran ziyaretimizde dükkan gerçekten kapalıydı.

https://maps.app.goo.gl/PPZLzF5YPnva8k7a9

Tatlıdan sonra Ermou Caddesi’nin takip ederek Syntagma Meydanı’na gittik. Burası da her daim canlı bir meydan.

Yılbaşı arefesinde olduğumuz için burada bir ağaç vardı, akşamları da ışıl ışıldı.

Parlamento Binası önünde askerlerin ünlü nöbet değişimlerini seyrettik. Bu tören epey teatral bir şekilde oluyor. Askerler çoook yavaş hareketlerle nöbeti devrediyorlar. İpekçiğim de o dönemde resim çizmeyi çok severdi, askerlerin resmini aşağıdaki gibi çizmiş.

Atina sokaklarında çok fazla mandalina ağacı var. Turuncu turuncu görselleri harika. Yerlere de o kadar dökülmüş ki, alıp yiyelim dedik, biz yaptık, siz yapmayın aman! Tatları o kadar ekşi ki, yemenin imkanı yok.

Buradan İpek’i mutlu etmek üzere ulusal bahçeye gittik. Kuşları simitle besledik, oyun parkında eğlendik. Seyahatin İpek eğlence kısmı gerçekleşmiş oldu.

Parkın hemen alt kısmında Zappion var. Mimarisi ile göz dolduran bu güzel binayı gördükten sonra Panathenaic Stadyum’a gittik. Stadyum Olimpiyatlar açısından önemli bir yapı. Kapısından içerisi epey görüldüğü için ve içeride bizim dikkatimizi çeken bir şey olmadığı için ücret vererek içini gezmedik.

Stadyumdan sonra yakında yer alan Olimpos Zeus Tapınağı’na gittik. Geçmişin önemli tapınaklardan olan bu güzel yapının günümüze ulaşan kısmı çok az ama bence bu hali bile çok güzel. Burası Akrapolis’ten de çok güzel gözüküyor, fotoğrafı aşağıda :

Hadrianus Kemeri Zeus Tapınağı’nın az ilerisinde yer alıyor. Akrapolis’in kemerin arkasından görünüşü hep çok hoşuma gidiyor.

Buradan Plaka’ya geçiş yaptık. Bu bölge Atina’da çok çok sevdiğim ve her ziyaretimizde mutlaka uğradığımız bir yer. Sokaklar her daim canlı, kafelerden keyifli müzikler yükseliyor, dükkanları gezmek eğlenceli. Kısacası buralar çok güzel.

Otele dönmeden önce Monastraki Meydanı’na gittik. Arkada ışıl ışıl parlayan Akrapolis ve hareketli meydanla burası da çok keyifli. İlk ziyaretimizde bu meydan ve çevresinde çok fazla seyyar satıcı ve dilenci vardı. Dilenciler de oldukça ısrarcıydı, kolay kolay peşinizi bırakmıyordu ama sonraki ziyaretlerde bunları görmedik.

İpek yorulup arabasında uyuyakaldı. İpek arabasında çok rahat ettiği için biz içimiz rahat bir şekilde gezebiliyoruz.

İkinci Gün : Plaka- Areopagus Tepesi- Akrapolis- Anafiotika- Kolonaki- Lycabettus Tepesi Psyri

Akrapolis manzaralı terasları not alarak buraya gelmişken otelimizin manzarası bizi mest etti. Bunu keşfettikten sonra her sabah ve akşam bu manzaranın tadını çıkardık.

Büyük ihtimalle burası da kafeye dönüşüyor ama aralık sezon dışı olduğu için açık değildi.

Bugünkü gezinin yıldızı Akropolis. Plaka’nın içinden geçerek ve İpek’in arabası olduğu için en az merdivenli yolları bularak Akrapolis’e doğru yola çıktık.

Buraya ulaşmak için bayır tırmanmak şart. Küçük bir mola için Areopagus Tepesi’ne uğramanızı tavsiye ederim. Tepeden manzarayı seyretmek çok keyifli, özellikle gün batımında daha keyifli olduğunu okudum.

Buradan Akropolis’e geçtik. Düşük sezonda olduğumuz için sıra yoktu, beklemeden içeriye girdik. İpek’in arabasını içeri almadılar, emanete bıraktık. Başta üzülmüştük ama içerisi çok kalabalık, merdiven inip çıkmak gerekiyor, yollar da taşlık, bu sebeple araba ile ilerlememiz çok mümkün değilmiş.

Akrapolis hem içindeki yapıları hem 360 derece Atina manzarası ile insanı büyülüyor.

Ortada yer alan taşların üstü yine kaygan. Bir önceki gece yağmur yağmıştı, taşlar hafif ıslaktı. Ben fotoğraf çekerken bir ara Umut’un ayağı kaymış, düşerken destek alayım derken İpek’i de çekmiş, sonucu ikisi de taşa yapışmış. Pantolonları hafif ıslandı ama gezi akışımızı etkileyecek boyutta olmadı neyse ki.

Buradan Akrapolis’in eteklerinde yer alan Anafiotika mahallesine gittik. Plaka bölgesinde yer alan bu mahalle beyaz badanalı ve mavi panjurlu evleri ve daracık sokakları ile meşhur. İpek’in arabası buralara sığamadığı için sokakları dönüşümlü gezdik.

Sokakların bitimindeki merdivenleri çıkarsanız karşınıza seyir noktası gibi bir yer çıkıyor. Arkanızda Akrapolis, karşınızda Lycabettus Tepesi gözüküyor.

Sırada karşısından gördüğümüz Lycabettus Tepesi’ni görmek vardı. Atina’nın modern ve lüks semti Kolonaki sokaklarını gezerek ve bol bol bayır çıkarak bizi tepeye çıkaracak olan finikülere geldik.

Amacımız güneşi Lycabettus Tepesi’nde batırmaktı ancak geç kaldık, biz oraya vardığımızda hava kararmıştı. Üzüldük ama bu manzara da gayet güzeldi.

Otele geçmeden önce Psyri sokaklarında dolaştık. Yılbaşının yaklaşması sebebiyle sokaklar süslü ve ışıklıydı.

Yandaki fotoğraf Little Kook’ta çekildi. Dış süslemeleri ve dekorasyonu ile burası cazibe merkezi gibi, her daim kalabalık oluyor.

Odaya çıkmadan teras ziyareti de yapıldı ve bir doz akşam Akrapolis manzarası alındı.

Üçüncü Gün : Eksarhia- Omonoia – Pire Limanı

Şehir merkezinde görülecek yerleri bitirmeli olunca (o zaman öyle zannetmişiz, sonraki gezilerde epey güzel yer gördük, detaylar için diğer yazılarımı okumaya beklerim) bugünü alternatif yerlere ayırdık.

İlk durağımız isyanın merkezi Eksarhia oldu. Bu bölgede sokak duvarları grafitiler, muraller ve yazılarla dolu. Bu bir tür kendini ifade etme şekli olmuş. Sokaklar için tehlikeli gibi şeyler okumuştum. Biz sabah erken saatlerde oralardaydık, herhangi negatif bir olay yaşamadık.

Buradan Stani’ye gidip börek ve ballı yoğurt yedik. Omonoia meydanında metroya bindik. Omonoia da güvenlik açısından sıkıntılı olarak geçiyor ama yine gündüz biz herhangi bir sorun yaşamadık.

Metro ile 45 dakikalık yolculuktan sonra Pire’ye geldik. Sahili takip ederek lunaparkın olduğu bir meydana geldik. İpek burada oyuncaklara bindi, eğlendi, güzel vakit geçirdik.

Buradan sonra otele dönmeden önce Plaka sokaklarında ve Monastraki meydanı çevresinde dolaştık.

Dördüncü Gün : İstanbul’a Dönüş

Uçağımız erken olduğu için bugün gezemedik, kahvaltıyı yapıp çıkışımızı yaptık. Monastraki durağından metroya bindik.

Burada dikkat edilecek bir detay var; bu duraktan geçen her metro havalimanına gitmiyor. Havalimanı metrosunun pencereleri üstünde uçak resmi var, buna dikkat etmek gerek.

Atina’yı çok çok sevdik. Kültürü, yemekleri, sokaklarının canlılığı, tarih fışkıran sokakları ile gönlümüzü fethetti. Kışın ılıman iklimi ve İstanbul’a sadece bir saat uçuş mesafesinde olması da burayı daha cazip hale getiriyor.

Atina Gezilecek Yerler :

Monastraki Meydanı : Atina’nın kalbi diyebiliriz. Hem görülecek pek çok yere çok yakın hem de her daim çok canlı, etrafında pek çok kafe ve restoran var.

Meydanda Tzistarakis Camisi var, ibadete kapalı ama içini ücret karşılığı gezebilirsiniz.

Hadrianus Kütüphanesi, Roma Agorası, Atina Agorası, Attalos Stoası ve Hephaistos Tapınağı gibi pek çok tarihi yapı meydan çevresinde.

Hephaistos Tapınağı’nın Akrapolis’ten çekilmiş fotoğrafı:

Flea Market girişi de bu meydanda. Burası bana Eminönü ve çevresini hatırlatıyor.

https://maps.app.goo.gl/pk2AAGLMotfbESqT8

Ermou Caddesi : Burası İstanbul’un İstiklal Caddesi diyebiliriz. Trafiğe kapalı olan bu caddede dünyaca ünlü pek çok global mağaza var. Caddenin kenarlarında simit, poğaça, sahlep satan seyyar satıcı tezgahları da var.

Ermou caddesi genelde çok kalabalık. Bir kez boydan boya geçmek güzel ama sonrası için bir arka paralel sokakları gezmenizi tavsiye ederim, oralar daha güzel bence.

Bu caddenin bir ucu Monastraki Meydanı diğer ucu Syntagma Meydanı.

https://maps.app.goo.gl/nrNig6LKBXfVsd2t8

Sintagma Meydanı : Yunan Parlementosu önünde yer alan geniş meydan.

Politik eylemlerin de yılbaşı eğlencesinin de merkezi bu meydan. Gittiğimiz dönemde burada bir yılbaşı ağacı vardı.

https://maps.app.goo.gl/VjnhnFQKBG6WjGJA8

Parlamento Binası, Meçhul Asker Anıtı ve Asker Değişimi Seramonisi : Burada Parlamento Binası önünde 24 saat nöbet tutan askerler var. Her saat başı nöbet değişimi oluyor. Nöbet değişimi izleyen yoğun bir kalabalık oluyor burada.

Askerler pileli etekler ve ponponlu ayakkabılar giyiyorlar. Pileler Yunanlılar’ın Osmanlı himayesinde kaldığı yılları temsil ediyormuş ve ayakkabılarındaki ponponlar oradaki bıçağın görünmesini engelleyen detaylarmış.

Askerler çok ağır hareketlerle nöbet değişimini yapıyorlar. İzlerken benim gülesim geldi.

Daha şaşaalı nöbet değişimi her pazar 11’de oluyormuş. Buna yoğun ilgi olduğu için yakından izleyebilmek için erkenden gelmenizi tavsiye ederim.

https://maps.app.goo.gl/QUFcRvsWM4ts5evc8

Atina Ulusal Bahçesi ( National Garden) : Parlamento Binası’nın hemen yanında yer alan şehir parkı. İçinde çocuk parkı, çeşitli havuzlar olan, dinlenmelik bir alan.

https://maps.app.goo.gl/BibYbJyDeNxNWv986

Zappion : Ulusal bahçenin hemen yakınında yer alan güzel mimarili bina, günümüzde sergi salonu olarak kullanılmaktaymış.

https://maps.app.goo.gl/jRtxn6vbAmjWvYQH6

Panathenaic Stadyum : Burası ilk kez Olimpiyatların yapıldığı yer olması açısından oldukça önemli. Girişi ücretli ancak girişinden yapının tamamı gözüküyor gibi, içine girmek gerekli mi bilemedim. 2025 yılı güncel ücreti 12 eur olarak yazıyor resmi sitesinde.

https://maps.app.goo.gl/ajvhsjjYE43SvsY47

Olimpos Zeus Tapınağı : Antik dönemin en önemli ve büyük tapınağı olan bu güzel yapının pek az sütunu günümüze sağlam ulaşabilmiş. Burayı gezmek de ücretli.

https://maps.app.goo.gl/qDgVNPvCEcVg18H76

Hadrianus Kemeri : Roma İmparatoru Hadrianus’un şehre gelişi için yapılmış kapı.

https://maps.app.goo.gl/T9wmgzzC2S3aqcev9

Plaka : Atina’nın en hareketli, en güzel, en turistik bölgesi. Trafiğe kapalı bu alanda kafeler, restoranlar, hediyelik eşyalar ve yerel ürünler satan dükkanlar, barlar ve pek çok dükkan var. Gecesi ayrı, gündüzü ayrı güzel buranın. Ara sokakların hepsi çok güzel, hepsini tek tek gezmeli. Ancak vaktiniz azsa mutlaka görülmesi gereken yerler Adrianou ve Lisiou Sokağı, Mnisikleous Merdivenleri.

https://maps.app.goo.gl/i9YuBxBdFMigbqXj9

Atina Katedrali : 19.yüzyılda inşa edilen bu kilisenin çevre sokakları oldukça keyifli.

https://maps.app.goo.gl/4TJbyf1KMBBTfpwVA

Areopagus Tepesi : Akrapolis’in alt kısmında yer alan tepelik. Şehri ve Akrapolis’i görmek için güzel bir nokta.

Kayalar kaygan olabiliyor, dikkat edin.

https://maps.app.goo.gl/QJnjk9T88cmgka8e9

Akrapolis : Atina’yı güzel kılan en önemli mimari yapı. Yunanca “en yüksek nokta” anlamına geliyormuş. Burası dönemin dini ve siyasi merkeziymiş.

Akrapolis ve çevresinde görülmesi gereken önemli yerler: Parthenon, Propylaia, Karyatidler Sundurması ile Erechtheion, Athena Nike Tapınağı, Dionysos Tiyatrosu ve Herodes Atticus Odeonu.

Giriş ücreti yüksek ve düşük sezona göre değişiyor. Düşük sezonda gitmek hem fiyat düşüklüğü hem de giriş kuyruklarının az olması açısından avantajlı. Aralık ayında sıra neredeyse yoktu ve içi de çok kalabalık değildi.

Çocuklu ziyaretçiler için bir kötü haber. Bebek arabası Akrapolis’e alınmıyor, girişte emanete bırakmanız istiyor. İlk başta kötü bir fikir gibi geliyor ama gezdikçe görüyorsunuz ki; içerisi merdivenli, taşlı ve kalabalık olduğu için mantıklı bir uygulama.

Burası hakkında detaylı bilgilere aşağıdaki web sitesinden ulaşabilirsiniz:

https://www.acropolis-athens-tickets.com/tr/akropolis-hakkinda

https://maps.app.goo.gl/wdqHgy8GGbnW7TSr9

Akropolis Müzesi : Modern binasıyla dikkat çeken müzede Akrapolis kazısında ortaya çıkan eşyalar, heykeller sergilenmektedir. Nike tapınağının orjinali de bu müzedeymiş.

https://maps.app.goo.gl/71rQaKeCjRRJWWkE9

Anafiotika : Plaka bölgesinde yer alan, daracık sokaklardan oluşan bir mahalle.

Döneminde Anafi adasından buraya getirilen işçiler yerleştirildikleri bu bölgeyi geldikleri adaya benzetmek için evleri beyaza, panjurları maviye boyamışlar. Böylece burası bir fotoğraf çekim yeri haline gelmiş.

Evlerde günümüzde de yaşam var.

Dar sokakları takip edip merdivenleri çıktığınızda güzel bir şehir manzarasına ulaşıyorsunuz.

https://maps.app.goo.gl/2N5HuhYnc2DMU4Hb7

Kolonaki : Atina’nın Nişantaşı’sı olarak adlandırılan bu bölge daha modern. Lüks markalara ait mağazalar, kafe ve restoranlar ile gezmesi keyifli bir bölge. Voukourestio caddesi buranın ana caddelerinden.

https://maps.app.goo.gl/PCUJpYLaerUks8aj9

Lycabettus Tepesi : Akroplis harici şehri bir başka tepeden görmek isterseniz gideceğiniz yer burası. Buraya çıkmak için finiküler var ama finikülere ulaşmak da epey bayır yada merdiven çıkmayı gerektiriyor. Tepenin manzarası güzel, biz yetişemedik ama gün batımı oldukça keyifliymiş.

Burada şehir manzaralı bir kafe ve küçük bir kilise var.

https://maps.app.goo.gl/uebRTavBTixTvDZh9

Dromeas (Koşucu) : Buralara kadar gelmişken vaktiniz varsa Runner heykeli ile bir fotoğraf çektirebilirsiniz.

https://maps.app.goo.gl/2uM9gYzpzce3k3aW7

Agia Eirini Square : Çevresi oldukça hoş, hareketli sokaklarla çevrili bir meydan.

https://maps.app.goo.gl/xDVXqudoQX5vkNmW8

Psyri : Kafeler, restoranlar ve butik mağazalar ile çok keyifli bir bölge. Burası da haraketli ve eğlenceli bir yer. Tavernalardan yükselen seslerle sokaklarda dolaşmak keyifli. Iroon ve Agion Avargiron meydanları ve çevre sokaklarını gezmenizi tavsiye ederim.

https://maps.app.goo.gl/STdz3r3gUEZ8Tvcj9

Eksarhia : Atina’nın farklı bir yönünü görmek ve bir de isyankar yönü ile tanışmak isterseniz gitmeniz gereken yer Eksarhia sokakları. Yunan gençleri kendilerini sokakları grafitiler, muraller ve duvar yazıları ile doldurarak ifade etmişler. Duvarlardan birinde Berkin Elvan’a da yer verilmiş.

Plateia Exarcheion’ı merkez kabul edip çevresini gezebilirsiniz. Buraların güvensiz olduğunu okumuştuk, gündüz erken saatlerde biz sorun yaşamadık ama siz yine de dikkatli olun.

https://maps.app.goo.gl/MbZG653vDNDj43f3A

Omonoia : Bu bölge aslında gezilecek değil, gezilmeyecek bir yer. Meydanında güzel bir havuz var, burası neden kötü acaba diye düşündük ama özellikle akşamları sokakları için iyi şeyler okumadık. Gündüz gittiğimizde kötü bir şey de görmedik ama siz dikkatli olun derim.

Bölgede uygun fiyatlı oteller de mevcut ama biz hiç tercih etmedik.

https://maps.app.goo.gl/rh365bQ6es7yLmH9A

Diğer gezilerimizde gittiğimiz diğer yerler Dionysiou Areopagitou, Keramikos, Thiseio Bölgesi , Pnyx Hill, Filopappos Anıtı ve çevresindeki park, Sokrates’in Hapishanesi ve Atina Akademisiydi, buraları da mutlaka görmenizi tavsiye ederim. Bu yerler ile ilgili detaylar diğer yazılarımda.

Atina Yeme İçme Önerileri :

Thanasis : Monastraki meydanında yer alan restoran. Burada bizim favorimiz suvlaki. Thanasis ile aynı yerde olan Bairaktaris Central de beğenilen restoranlardan.

https://maps.app.goo.gl/6YHcNCRYD71ETTQZ9

Kostas : Suvlakisi ile meşhur yer. Burası malzemesi bittiğinde dükkanı kapatıyor, erken saatlerde gitmekte fayda var. Önünde de her daim sıra oluyor.

İlk ziyaretimizde malzemesi bittiği için tadım yapamamıştık, sonraki ziyaretimizde yiyebildik. Epey sıra bekleyince beklenti yükseliyor sanırım, ondan mıdır bilmem ama biz çok çok beğenmedik.

Dükkan taşındı, aşağıdaki konumu güncel yeri.

https://maps.app.goo.gl/Gf7sn67CijgLdsak8

Ariston : Börekleri efsane, biz bayıldık. Mekanın tek kötü tarafı oturacak yeri olmaması. Biz börekleri alıp hemen yanındaki pasajda yedik. Burada yerseniz aldığınız börekler yetmezse hemen yenisini alabilirsiniz 🙂 Mekan pazar kapalı, pazar gittik, üzüldük.

https://maps.app.goo.gl/9sfEk68Qx5kFShrP9

Leonidas Syndagma : Belçika markası olan Leonidas çikolatalarını seviyorsanız, aradığınız lezzetler burada.

https://maps.app.goo.gl/qbahHSpnymCjSwg27

Overoll: Kruvasanları ile aşk yaşadığımız yer. Son iki ziyaretimizde iki kez uğradık. Kruvasanların malzemeleri çok bol ve büyükler. Bougatsa da çok başarılıydı.

https://maps.app.goo.gl/XTquu24CJsaNbffC9

Lokumades : Çikolata ve çeşitli soslarla lokum yemeyi severler için iyi bir mekan. Bildiğimiz lokmaya göre çok farklı değil ama lezzetliydi. Konumu çok hareketli bir noktada. Lokma yerken etrafı izlemek eğlenceli oluyor.

https://maps.app.goo.gl/ZL85XpyqgnMWZdWFA

Bougatsadiko Psirri: Börekleri lezzetli bir kafe. Son gittiğimizde kapalıydı, tadilat gibi bir durumu vardı sanırım.

https://maps.app.goo.gl/NShwPFXhYShCYs9A7

Nancy’s Sweet Home : Bougatsadiko Psirri’nin yanında yer alan bu mekanın tatlıları başarılı, porsiyonları büyük.

https://maps.app.goo.gl/9XjZhp1DuQPyryJ69

Little Kook : Psyri bölgesinin en sükseli ve popüler mekanı sanırım burası. Yılın içinde bulunulan dönemine göre dış süslemesi değişiyor ve akşamları böyle ışıl ışıl oluyor. Sadece aşağıda gördüğünüz ön yüzü değil, çevre yakın sokaklar da aynı şekilde süslü.

Servis yapan garsonlar da masal kahramanı gibi giyiniyorlar. Garsonlar, dekor ve ışıklarla bir masalın içinde gibi hissediyor insan.

Mekanda ikinci ziyaretimizde oturabildik. Bu deneyimi Atina Gezi Rehberi 2 yazımda detaylıca anlattım.

https://maps.app.goo.gl/K51TDpKHSnaL5Vcm6

Karamanlidika : En sevdiğimiz mekanlardan. İlk ziyaretimizi Monastraki meydana yakın olan şubesinde yapmıştık. Sonraki ziyarette diğer şubesine gidelim dedik ama pazar kapalıymış, yine aynı şubeye gitmiştik. Son ziyarette bu sefer cumartesi gitmediğimiz şubeye gittik, ortamı güzeldi ve sanırım ilk gittiğimiz şube kapanmış.

Denediğimiz tüm ürünlerini sevdik. Sucuklu yumurta, köfte, tavuk şiş hepsi çok başarılı.

https://maps.app.goo.gl/Rj1XMdgE9UWcq8nk6

Stani : Ballı yoğurt ve börek için buraya gittik, hepsi de lezzetliydi.

https://maps.app.goo.gl/2hrfNaTDK2GD9azK6

Street Souvlaki : Son gittiğimizde suvlakiyi burada denedik, pazar açıktı, beğendik.

https://maps.app.goo.gl/4rdLYW48iW8TqPfc9

Fresko Yogurt Bar: Yoğurtları oldukça lezzetli. Menüde simit, tatlı gibi başka seçenekler de var. Şehirde birden fazla şubesi var.

https://maps.app.goo.gl/sDt1TaVZitTCDW8N6

Hänsel & Gretel : Masal diyarı gibi şekerlemeci, biz dondurma yedik, güzeldi.

https://maps.app.goo.gl/jZY2TkTJg4px284o8

Bundan sonrası deneyimlemediğimiz yerler :

A for Athens : Akrapolis manzaralı teras kafe, kokteylleri ile ünlü. Burası oldukça popüler bir yer ama bu çevrede Akrapolis manzaralı pek çok teras var. Burası olmaz diğeri olur, yine manzaranız güzel olur.

https://maps.app.goo.gl/FjGqWqsqQbfwo8rh6

Avli : Daha çok lokallerin gittiği tatlı bir aile işletmesi. Girişi biraz gizliymiş.

https://maps.app.goo.gl/WqwYxNb4cbsytrjFA

Eugenia Restaurant : Yemeklerinin başarılı olduğunu not almışız.

https://maps.app.goo.gl/MSr1pBPEiDuzsWVt5

ERGON House Athens : Burası hem bir otel hem de alt katı şarküteri ve restoran. Hediyelik için ürünler almak ve lezzetli yiyecekler için başarılı bir mekan.

https://maps.app.goo.gl/zJXyvVg7LVd6rX978

Ionos Mediterranean Greek Cuisine : Yerel lezzetler için tavsiye edilen bir keman, rezervasyon isteyebileceği notunu almışız.

https://maps.app.goo.gl/PRjKHtE4acP6GhKV8

Brettos : Dekorasyonu ile dikkat çeken popüler bir bar.

https://maps.app.goo.gl/1Xsvyq2UHSQC2M36A

Arte Athens : Dondurma molası için ideal bir mekan.

https://maps.app.goo.gl/1KERpQcaXWjTys8r5

Zorbas Restaurant : Plaka bölgesinde yer alan, yemekleri güzel bir taverna.

https://maps.app.goo.gl/nJWQRzEs8VbP8aW59

LIONDI Traditional Greek Restaurant : Musakkasının güzel olduğunu not almışız.

https://maps.app.goo.gl/GFuPsfWiYztSJR6FA

Opos Palia : Hamsisinin güzel olduğunu not almışız.

https://maps.app.goo.gl/m2uEgLnjhvbGtFAo6

Takis Bakery : Börek yemek için not almışız ancak pazar günü kapalıydı.

https://maps.app.goo.gl/9ovh1TMrWc16R9yAA

To Koti Allo : Yunan lezzetleri için denenmeli.

https://maps.app.goo.gl/gft24cVSaGw2KAqVA

Kora Bakery : Kruvasanları güzelmiş.

https://maps.app.goo.gl/wDHgh7Q7V2PcDSqc6

The Makers Athens : Kahvaltılarının başarılı olduğunu not almışız.

https://maps.app.goo.gl/1hzVJwVEmyHeByfEA

Creme Royale : Bougatsa için not almışız.

https://maps.app.goo.gl/k7nrD8o1YGQPhEUw9

Tylixto Greek Wrap : Suvlaki için önerilen mekanlardan.

https://maps.app.goo.gl/KhAkVjoXbr1x3CQ99

Enastron : Yunan tavernası.

https://maps.app.goo.gl/y8wMLCvGXgzqhe66A

Lithos Tavern : Dev porsiyonlu Yunan tavernası olarak not almışız.

https://maps.app.goo.gl/bBaa17Q5zwwFHhTH6

Ristorante Atlantikos : Balık ürünleri lezzetli.

https://maps.app.goo.gl/tBvUC9gzBEn32Gaa6

To Prodorpion : Suvlaki için işaretlemişiz.

https://maps.app.goo.gl/UH86cn7utX8PSQAR9